Ağaçları parlak kırmızı meyvelerle doludur ve her sonbaharda çok bol meyve verir. Birçok alıç türü bulunurken, en sık rastlanan türler Crataegus monogyna ve Crataegus laevigata’dır. Bu türlerin her ikisi de Avrupalı yerleşimciler tarafından Kuzey Amerika’ya getirilmiştir. Gül, böğürtlen, ahududu, çilek, elma, armut, erik, şeftali, badem, kiraz ve kayısı ile binlerce bitki gibi gül ailesinin (Rosaceae) bir üyesidir.

 

Kalbi yavaş yavaş, nazikçe ve güçlü bir şekilde besler. Birkaç mevsimi boyunca düzenli kullanımı; kardiyovasküler sisteminizin kalitesini geliştirir. Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, bitkisel tıbbın hızlı ve çarpıcı sonuçlar vermesine alışmış durumdayız. Bu bitki eski bitkisel metinlerde “tonik” olarak tanımlanır. Bununla birlikte, tarih boyunca bitki bilimciler, bu terimi, vücudu güçlendiren bitkileri tanımlamak için kullanmışlardır. Bitki bilim, tecrübeye güvenmeye eğilimlidir. Yılların tecrübesi ile alıç meyvesi farklı coğrafyalarda şifa bulmak için kullanılmıştır.

 

Hafif bir koroner vazodilatör olarak kullanılır, kalp kaslarına kan tedarikini artırır ve spazm, nefes darlığı ve göğüs sıkışması olasılığını azaltıyor. Hipertansiyon, aritmi ve kronik enflamasyondan etkilenen bağ dokusunu güçlendirmek için kullanılabilir. Kalp güçlendirici olarak, sağlıklı arteri, damarları ve tabii ki kalbi korumaya yardımcı olur. Kardiyovasküler sistemi güçlendirerek, yaralanma ve normal yıpranma ve yaşlanmaya karşı direnç kazanmaya yardım eder.

 

Yüksek Kolesterolü Düşürür

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, alıç meyvesinden elde dilen özütlerin ve dolayısıyla alıç sirkesinin; kötü (LDL) kolesterolü azaltmak için faydalı olduğunu göstermiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan başka bir çalışmada, ihtiva ettiği etanol içeriğinin etkileyici sonuçlar verdiği  ortaya çıkmıştır. 2016 yılından yapılan çalışmada; genel kolesterol düzeylerini düşürmenin yanı sıra kötü kolesterolü, karaciğer kolesterolünü, vücut ağırlığını ve trigliseritleri önemli oranda düşürdüğü ortaya konmuştur.

Genel Sağlık İçin Yararlıdır

2008 yılında yapılan bilimsel araştırmalar, alıç sirkesinin iltihaplanmayı azalttığını göstermiştir. Birçok hastalığın kökeninde iltihaplanma olduğunu biliyoruz ve bu sağlık açısından çok büyük sonuçtur. Araştırma aynı zamanda, serbest radikal temizleyicisi olduğunu da gösteriyor. Bu demek oluyor ki alıç içeren herhangi bir doğal besin ürünü, sirkesi veya takviyesi; insan sağlığı için son derece yararlıdır çünkü serbest radikallerin oksidasyon ve hücre hasarını önleyebilir. 2008 yılında yapılan araştırmalar gastrointestinal sistem için koruyucu etkilere sahip olduğunu ve çeşitli istenmeyen bakterileri başarılı bir şekilde yok edebildiğini göstermiştir.

 

Göğüs Sıkışması ve Kalp Hastalığını Önleyebilir

Kalbe giden kan azalırsa bu, göğüs ağrısına neden olur. Bazen bu ağrı, hazımsızlık ile karıştırılır. Ancak, göğüs ağrısı koroner kalp hastalığının belirtisi olabilmektedir. Alıç ve alıç sirkesi bu durumdan kaçınmak için doğal bir çare olabilir.

 

Bitkisel Tıp ve Toksikoloji Dergisi’nde yayınlanan bir yazıya göre, alıçta bulunan flavonoidler, genel olarak kan damarlarını genişletmeye yardımcı olur. Bu durum da, kalbe kan akışını artırabilir ve kalp krizi veya göğüs ağrısı riskini azaltabilir. Ayrıca içerisindeki proantosiyanidinler; kan damarı duvarlarının gerginliğini azaltabilir.

 

Genel Olarak Kalp Sağlığını Destekler

Kalp için faydalı olan besinlerden biri olan alıçtan yapılmış sirke; genel kalp sağlığını destekleyebilir. Her türlü ciddi kalp hastalığı için etkili bir şekilde yardımcı olabildiği araştırmalarca kanıtlanmıştır. Bu ciddi sorunlara; kalp yetmezliği, kalp krizi, kardiyak ritim bozukluğu, ateroskleroz dahildir. Current Medicinal Chemistry Dergisi’nde yayınlanan 2016 tarihli bir çalışmaya göre, yüksek polifenolik içeriğinden kaynaklanan bir kalp sağlığı koruma yeteneğine sahiptir.

 

Bugüne kadar yapılan araştırmalar, konjestif kalp yetmezliği (KKY) üzerinde yararlı olabileceğini gösterdi. Birçok çalışma, kalp fonksiyonlarında iyileşme sağladığını göstermiştir. Kalp fonksiyonları denince; kan basıncı, kalp ritmi, akımı ve egzersize dayanma gücü akla gelir.

Kan Basıncını Dengeler

Birçok bitki bilimci, doğal tansiyon düşürücü olarak alıç tavsiye ediyor. Bilimsel bir araştırma, tip 2 diyabet sorunu olan 79 hastaya günde 1200 miligram alıç özü vermiştir. Alıç özünün, tansiyon düşürücü etkisi yüzde %71 oranında başarı sağlamıştır. Diyastolik tansiyonda dengelenme ve düşme görülürken, sistolik kan basıncında herhangi bir fark gözlemlenmemiştir. Alıç ve alıç sirkesinin kan basıncına etkisi ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte, ilk sonuçlar etkili olabileceğini göstermiştir.

 

Metabolizmaya Etkisi Üzerine Yapılan Araştırmalar

Araştırma için 37 gönüllü (21 kadın ve 16 erkek) seçildi. Tüm hastalar Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıbbi öykü ve fizik muayene olarak tarandı. Tüm hastalar Tip 2 diyabetikti ve düzenli oral antidiyabetik ilaç kullanıyordu. Yirmi hasta oral metformin, 10’u da gliklazid kullanıyordu. On yedi hasta sadece kan şekerini diyetle kontrol altına alıyordu. Tüm hastalar 300 mg aspirine ek olarak Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ACE) inhibitörleri veya Anjiyotensin Reseptör Blokerleri (ARB) alıyordu.

 

Çalışma sırasında fiziksel aktivite ilaçları ve diyet alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Mevcut gebelik, emzirme, alıç sirkesi tüketimine duyulan isteksizlik, diğer ilaç veya vitamin takviyeleri, alkol kullanımı veya enfeksiyon; çalışma dışı bırakma kriteri olarak alındı. Dekompanse kalp yetmezliği, böbrek veya karaciğer yetmezliği, pankreas hastalığı veya maligniteler dışlamanın diğer kriterleri idi. Deneklere yazılı görüş bildirmeden önce çalışmanın amacı ve niteliği hakkında bilgi verildi.

 

Gönüllüler, yemeklerden hemen sonra 4 hafta süreyle 40ml su ile seyreltilmiş 20ml alıç sirkesi tüketti. Çalışmadan önce hastaların klinik ve demografik parametreleri, kan basıncı, vücut ağırlığı, boy ve vücut kitle indeksi (VKİ) kaydedildi. İnceleme odasındaki sıcaklığa ayar yapmak için yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra, kan basıncı ölçümü, antihipertansif ilaç almadan önce, egzersiz sonrası 1 saatten az olmamak kaydıyla, kafein tüketirken gerçekleştirildi.

 

Ölçüm sırasında, hastanın kolu gevşemiştir ve kalp seviyesinde desteklenmiştir. 0 ila 4 haftada, denekler tartıldı. İdrar numuneleri ayrıca glikoz ve enfeksiyon göstergelerinin varlığı açısından analiz edildi. Kan örnekleri, ilk gelişte ve çalışmanın sonunda, tüm biyokimyasal analizler için açlık halinde alındı. Tüm serum örneklerinde, kolesterol / HDL oranına ek olarak glukoz, toplam kolesterol, HDL, LDL, VLDL kolesterol, trigliserit, HbA1c ve CRP ölçüldü. Tüm bu incelemeler sonunda metabolizmayı hızlandırdığı ve yukarıda bahsedilen tüm kan testi seviyelerinde iyileşme görülmüştür.

Write A Comment