Author

Şifalı Bitkiler

Browsing

Astım, solunum güçlüğüne neden olan bir solunum sistemi hastalığıdır. Alerjiler, akciğer hastalıkları ve ruhsal olaylar astıma yol açabiliyor ve astımı tetikleyebiliyor. Sağlıklı nefes alıp vermeyi güç hale getiren bir solunum sistemi hastalığı olan astıma, alerji, akciğer hastalığı ve ruhsal olaylar nedenler olabiliyor. Yaşam alanındaki evcil hayvanların tüyleri, yün lifleri, kuş tüyü gibi maddelerin yanı sıra tozlar da astım nöbetine davetiye çıkarabiliyor. Astıma sebep olan faktörler genellikle birden fazla etken olduğu için astıma karşı bağışıklık sağlama çabaları da çoğu zaman etkisiz kalmaktadır. Astımda sorun, soluk almada değil soluk vermede yaşanıyor. Bazı sorunlardan dolayı akciğerdeki ufak hava boruları daraldığı için nefes vermek zor olabiliyor. Bu durumda kişi, nefes alabilirken aldığı bu nefesi ciğerlerinden gerektiği kadar sağlıklı ve kolay çıkaramıyor. Ancak sağlıklı bir kişi ile aynı miktarda havayı ciğerlerine alabildiği için de bu kişinin akciğeri şişiyor. Peki, bunun için neler yapılabilir? Astım nöbetlerini hafifletmek için yapılması gerekenler Eğer kişinin astım nöbetlerine alerjik nedenler sebep…

Malumunuz, sonbahar geldi, havalar serinlemeye başladı. Hal böyle olunca da soğuk algınlığı, grip, nezle derken boğaz ağrısıyla geçen aylar da başlamış oluyor. Gündüz bir şeyler yiyip içerken, akşam yatarken çok da bir şey yokken nasıl oluyor da sabahları dayanılmaz boğaz ağrısıyla uyanıyoruz ve en az öğleye kadar bu ağrıdan konuşmakta bile zorlanıyoruz. Hatta enfeksiyon kaynaklı bir durumsa bazen günlerce boğaz ağrısı çekebiliyoruz. En küçük bir ağrıda, sızı da doktora gidip antibiyotik almak da aslında bir çözüm değil. Çünkü artık bir rutin haline gelen kışın kullandığımız antibiyotiklerin iç organlarımıza ve bağışıklık sistemimize de zarar verdiğini biliyoruz. O zaman öncelikle boğaz ağrısı neden olur, sonrada boğaz ağrısını hangi bitkisel, doğal reçetelerle geçirebiliriz diye bir bakalım. Boğaz ağrısı neden olur? Boğaz ağrısına sebep olan temel etkenler genellikle virüsler ve bakterilerdir. Ancak larenjite, akut larengotrakeit, sinüzit, allerjik rinit, reflü, akciğer enfeksiyonları ve tümörler de boğaz ağrısının nedenleri arasındadır. Boğaz ağrısı buna sebep olan enfeksiyon…

Modern yaşamın karmaşık ve stresli hayat şartları, sağlıksız beslenmenin artık sıradanlaşması, spora, egzersize ayıracak zaman bulamama ve iş, kariyer gibi önceliklerden dolayı bebek sahibi olmayı ileri yaşlara erteleme gibi daha sayılabilecek pek çok etken çiftlerin doğal yolla bebek sahibi olabilme ihtimallerini azaltmaktadır. Özellikle de sağlıksız beslenme ve yaşam koşulları erkeklerde sperm, kadınlarda yumurta sayı ve kalitesini düşürmekte, dolayısıyla da bebek sahibi olabilmek zorlaşmaktadır. Hal böyle olunca üremeye yardımcı tedaviler, ilaçlarla üreme hücrelerini artırma, bebek sahibi olabilmeyi daha mümkün hale getirme yolları aranmaktadır. Ancak kısırlığın tedavi edilebilmesi için sadece tıbbi değil, doğal, bitkisel çözümler de bulunabilmektedir. Doğanın insanlara pek çok rahatsızlığın tedavisi için sunduğu çözümlerin içinde kısırlık sorunu da yer almaktadır. İşte kadında yumurta, erkekte sperm sayısı ve kalitesini artırma gücü olan bazı bitkisel çözümleri sizler için sıraladık. 1. Karnabahar Kısırlığı önleme, giderme hususunda B6 vitamini içeren besinlerin çok etkili olduğu bilinmektedir. Karnabahar da B6 vitamini açısından zengin sebzelerden birisi olduğundan…

Aslında görünüş olarak çok da iştah açıcı, cezp edici, tam olarak yemeye uygun ve albenili bir besin olmasa da, keçiboynuzunun inanılmaz derecede enerji deposu olmasıyla değerli bir bitkidir. Akdeniz ikliminin etkili olduğu, ılıman bölgelerde yetiştirilen keçiboynuzu, taze olarak tüketildiğinde çok tatlıdır. Çünkü içinde bulunan şekerimsi bir sıvı ona bu tadı verir. Keçiboynuzu daha çok cinsel gücü ve isteği artırmasıyla tanınsa da, karbonhidrat, yağ, beta-karoten ve sodyum bakımından çok zengin bir besindir. Ayrıca A ve C vitaminleri, selenyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve daha çok sayıda vitamin, mineral ve yararlı element içermektedir. Bundan dolayı da sağlıklı bir vücut ve metabolizma için keçiboynuzu tüketimi önerilir. Keçiboynuzunun faydaları Yükse oranda enerji verir, vücudu dinç ve zinde tutar. Özellikle kış aylarında tüketildiğinde mevsimsel olarak artış gösteren astım, bronşit gibi solunum yolları hastalıklarının tedavisinde etkilidir. Yine mevsimsel rahatsızlıklar olan gribal enfeksiyonlar ve viral rahatsızlıkları giderir. Soğuk havalarda üşütmeden kaynaklanan tüm rahatsızlıklarda tedavi edici etki gösterir. Çok…

Bitki çayı olarak ve balık, et yemeklerinde baharat olarak kullanılan mercanköşk, Türkiye ve Orta Doğu kökenli nanegiller ailesinden çok şifalı bir bitkidir. Mercanköşk, Akdeniz başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde doğal olarak yetişmektedir. Her hangi bir mevsime bağlı olmadan tüm yıl boyunca yetişen mercanköşkün faydaları, değeri çok eski yıllardan beri bilinmektedir. Hatta Antik Yunan ve Roma dönemlerinde mercanköşk “mutluluğun simgesi” olarak bilinmekteydi. Doğada yabani olarak yetişen, ancak istenirse bahçelerde de özel olarak yetiştirilebilen mercanköşkün yaprakları hem taze hem de kurutulmuş olarak kullanılabilmektedir. Bir de bu bitkiden elde edilen mercanköşk yağı da kozmetik ve sanayi alanlarında kullanılmaktadır. Mercanköşkü genellikle çorbalara, salatalara, et ve balıklara lezzet vermesi için baharat olarak kullanmak tercih edilir. Bununla birlikte güzel kokusu sebebiyle de cilt kremlerine, losyonlara, şampuanlara ve sabunlara da mercanköşk yağı ya da bitki özü eklenmektedir. Bu bitkinin hoş lezzeti ve kokusu bir yana pek çok sağlık sorunu için de faydalı olması onu çok…

Kış sebzeleri denildiğinde ilk olarak akla gelen brokoli, günümüzde tıpkı diğer pek çok besin gibi yaz, kış bulunabiliyor, tüketilebiliyor. Lahanagiller familyasından olan brokoli, herkesin mutfağında ulunan, herkesin yemekten hoşlandığı bir sebze değil. Ancak bunun sebebi belki de brokolinin faydalarının da çok iyi bilinmiyor olmasıdır. Brokoli üzerine yapılan araştırmalarda brokolinin, popüler pek çok sebzeden daha faydalı olduğu, hatta havuçtan çok daha fazla karoten içerdiği tespit edilmiştir. Brokoli sevenler bu sebzenin salatasını, yemeğini, çorbasını yapıp afiyetle tüketmekte, hatta brokoli suyu yapıp detoks uygulamalarında içmekteler. Öyle çok bilindik sebzelerin dışına çıkamayanlar arada bir de olsa zeytinyağlı, bol limonlu brokoli salatası yapıp yese iyi olur. Çünkü brokoli; kükürt, potasyum, selenyum, bolca diyet lifi, B1 ile C vitaminleri bakımından oldukça zengin. Bu bakımdan özellikle de kış aylarında haftada 1 – 2 kez brokoli yemekte fayda var. Brokolinin en bilinen özelliklerinden, faydalarından birisi etkin bir kanser düşmanı olması, mide, bağırsak ve yemek borusu kanser riskini büyük ölçüde…

Sevenlerin neredeyse “kereviz yemeden yaşayamam” dediği, sevmeyenlerinse kokusuna, görüntüsüne bile dayanamadığı kereviz ilginç bir sebzedir. Eğer siz, zaten kerevizi seviyorsanız sizin için bir sorun yok, bu yazıyı okuduktan sonra daha sık yemeye başlayacaksınız. Ancak kereviz sevmeyenlerdenseniz, bu yazıdan sonra mevsiminde haftada bir kez kereviz yemeği, çorbası, salatası yapacaksınız. Çünkü kerevizin anlatmakla bitmeyen faydalarından en önemlileri sizler için sıraladım. İçeriği bolca A ve K vitaminleri zaten kerevizi çok değerli bir sebze haline getiriyor. Pek çok mineralin, diğer sebzelerde çok da bulunmayan faydalı elementlerin doğal bir kaynağı olan kereviz, bir de tıpkı ıspanak gibi çok düşük kalorili olmasıyla da önem taşıyor. Çok kaliteli bir antioksidan olan kereviz, ülkemizde daha çok Akdeniz ve Ege bölgeleri civarlarında yetiştirilmekte, ancak ülkenin her yerindeki semt pazarlarında bulunmaktadır. Hemen her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz bu potasyum ve sodyum kaynağı kerevizin 100 gramlık büyük bir porsiyonu sadece 16 kalori içeriyor. Hal böyle olunca da özellikle zayıflamak isteyen biriyseniz karnınızı…

Nedenleri çok farklı olsa da zaman zaman vücudumuzun bazı yerlerinde kaşıntı hissederiz ve bu hissi gidermek için kimi zaman çok şiddetli şekilde cildimizi tahrip ederiz. Cildimizde hissettiğimiz kaşıntı deriyi tahriş etmenin yanında aşırı rahatsız edici bir duruma da neden oluyor. Kaşıntı anlık bir polen, toz, rahatsız edici bir yüzeyle temas gibi sorunlardan kaynaklanabildiği gibi, Proo-RIE-tus olarak bilinen, kaşıntılı cilt, sedef hastalığı veya dermatit döküntü veya başka bir durumun sonucu da olabiliyor. Bunun yanında özellikle kaşıntılı cilt, karaciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği gibi bir hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu bağlamda ciltte hissedilen her kaşıntının altında ciddi bir problem olduğu ya da kaşıntının sıradan, önemsiz bir durum olduğu gibi bir sonuç çıkarılamaz. Durumun neden kaynaklandığı ve ne kadar önemli olduğu konusunda bilgi sahibi olmak için doktora başvurmak gerekiyor. Dolayısıyla cilt ya da deride kızarıklık, şiş veya döküntü olduğunda, kaşınma hissi de geçmiyorsa doktora başvurmak önerilir. Çünkü özellikle uzun vadeli ve kronik kaşıntıların…

Hayatımıza güzellik katan, damaklarımıza tat veren, neredeyse hayatımızın ve beslenmemizin ayrılmaz bir parçası haline gelen kakao, hemen her mutfağın başköşesinde bulunuyor. Ülkemize yabancı olan kakao çekirdekleri; hem antioksidanları hem de gerekli vitamin ve mineralleri barındırması dolayısıyla tüm dünyada kabul görmüş bir besin maddesidir. Kakao tohumlarının işlenmemiş hali, kakao çekirdekleridir. Ağaçta yetişen bu kakao çekirdeklerinin yüzyıllar boyunca öyle faydaları keşfedilmiştir ki, bu çekirdekler ” tanrıların yiyeceği” olarak tanımlanmıştır. Kakao ağaçları; Meksika, Orta ve Güney Amerika’ya özgü olan ağaçlardır. Küçük büyük hepimizin bildiği ve çok sevdiği çikolatanın yapımında bu ham kakao çekirdekleri kullanılmaktadır. Kakao çekirdekleri kavrulduktan sonra şeker ve yağ ile birleştirilince eşsiz lezzette çikolatalara dönüşmekteler. Ancak bunları kavururken uygulanan yüksek ısı genelde ham kakaonun sahip olduğu güçlü faydalarını ve antioksidan özellikleri bir hayli azaltmaktadır.  Oysaki ham kako halinde kullanıldığında sayısız faydayı bünyesinde barındırmaktadır. Kan basıncını dengeler! Vücudumuzda kan basıncının yükselmesi ve dolayısıyla da pek çok hastalığın ortay çıkmasının sebebi, kan damarlarının…

Tüketim geçmişi çok eski çağlara dayanan fesleğen en çok da mis gibi ferah kokusuyla biliniyor. Cam kenarlarında, bahçe, mutfak masalarının üzerinde minik bir saksı içindeki fesleğen ruhumuzu dinlendiriyor. Eski uygarlıklar tarafından “bitkilerin kralı”, “kutsal bitki” olarak adlandırılan bir fesleğen, sağlığımıza kazandırdığı faydalarla da büyük önem arz ediyor. Aromatik bir bitki olan fesleğen, çeşitli et ve sos yemekleri için baharat olarak sıklıkla kullanılıyor. Bunun yanında geleneksel tıpta ise; kronik gastrit ve mide ağrıları, sinir, stres gibi psikolojik sorunlar için bir çare olarak fesleğeni kullanılmaktadır. Ayrıca sedatif, diüretik ve antiseptik özellikleri de bilinmektedir. Ateş düşürücüdür! Fesleğenin içerdiği öz yağlar onu mucizevi iyileştirici özelliklere sahip bir bitki haline getirmektedir. Çünkü fesleğen eşsiz bir antibiyotik ve antiseptiktir. Zararlı bakterilerden ve mantar enfeksiyonlarından vücudu koruyan fesleğen, enfeksiyonlar nedeniyle oluşan ateşi de düşürmek için oldukça etkili olabiliyor. Aslına bakılırsa ateş başlı başına bir hastalık değil, vücudun hastalıklarla mücadele ettiğinin göstergesi olan bir belirtidir. Mikrop öldürücü özelliği yüksek olan…