Author

Şifalı Bitkiler

Browsing

Nane ile aynı bitki ailesinden gelen melisa bitkisi, mis kokusu ve sakinleştirici etkisiyle tanınmaktadır. Limona benzer bir kokuya sahip olan küçük bembeyaz çiçekleri olan melisa bitkisi, Güney Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz kıyılarında yabani olarak yetişen şifalı bir bitkidir. Melisa; Orta Çağ’da Romalılar, Yunanlılar, İngilizler tarafından ruhsal rahatsızlıkların tedavisi için yaygın olarak kullanılmıştır. Kısa süre sonrasında ise melisa bitkisi Avrupa kıtasında da popüler hale gelmiştir. Melisa bitkisinden elde edilen melisa çayı; özellikle stres ve kaygıyı azaltmak, uyku düzenini sağlamak, uykuya dalmayı kolaylaştırmak, iştah açmak için kullanılır. Ülkemizde nane balsamı, mavi balsam, bal bitkisi, oğulotu ve tatlı balsam gibi farklı adlarla anılan melisa; kırsal bölgelerde çok eski çağlardan beri, böcek ısırmalarını tedavi etmek için de kullanılıyor. Vitamin, mineral ve antioksidanlar bakımından zengin olan melisa otu, pek çok hastalık için şifa kaynağıdır. Melisa bitkisinde; B1, B2 ve C vitaminleri; karotenoidler; sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, krom, selenyum, bakır ve çinko elementleri…

Her türlü sağlık sorununun önlenmesi ve tedavisi için doğal besinlerden, doğadaki şifa kaynaklarından faydalanmak en doğrusudur. Kimyasal içerikli, katkı maddeli kozmetik ve bakım ürünlerine binlerce lira harcamak yerine, sağlık ve estetik sorunlarına doğadan çözüm bulmak hem daha faydalı hem de daha karlı olacaktır. Pek çok derde derman olan şifalı bitkilerden birisi de defnedir. Defne bitkisinden elde edilen defne yağının adını genellikle kozmetik dünyasında ve ilaç sanayinde duyuyoruz. Çünkü defne yağı daha çok güzel kokusu ve onarıcı, yenileyici etkisiyle bilinmektedir. Ancak biz günlük hayatımızda defne yağının en çok da eşsiz nemlendirici özelliğinden faydalanıyoruz. Saç diplerini, elleri, ayakları defne yağı ile doğal olarak nemlendiriyoruz. Defne yağı nasıl yapılır? Defne ağacından elde edilen meyveler, yaklaşık üçte biri kadar su eklenerek 2 -3 saat kaynatılır. Ardından meyvelerin çekirdekleri ayrılır ve suyun dibine çöker. Biraz ılıklaştıktan sonra elde meyveler süzülür ve su ve defnenin kaynatılmasıyla elde edilen karışım dinlenmeye bırakılır. Yaklaşık bir gün boyunca dinlendirilen…

Mutfaklarda genellikle baharat olarak kullanılan biberiye, çay olarak demlenerek de tüketilmektedir. Daha çok Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan biberiyenin faydaları öğrenildikçe tüm dünyada tüketimi de artmıştır. Çorbalara, yemeklere ve kozmetik ürünlere güzel koku verir, aynı zamanda bazı sağlık sorunlarına da şifa olur. Biberiye aslında yaprak dökmeyen küçük bir ağaca benzerken, kokusu da çam ağacının kokusunu andırır. Bundan dolayı özellikle de pek hoş kokulu olamayan balık ve et yemeklerine koku vermesi için de tercih edilir. En çok hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlarına çare olduğu bilinen biberiye, hafızayı da güçlendirici etkiye sahiptir. Bu bitkiden elde edilen biberiye çayı da genel olarak; Hafızayı geliştirir. Kas ağrılarını ve spazmları hafifletir. Saçların daha sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Sindirim, dolaşım ve sinir sisteminin fonksiyonlarını destekler. Antioksidan içeriği sayesinde pek çok rahatsızlığı önler. Konsantrasyonu yükseltir. Hazımsızlığı ve kabızlığı giderir. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Kan dolaşımını hızlandırır. Beyin ve kalp gibi hayati…

Kantaron bitkisi, yüzyıllardır özellikle ruh sağlığı sorunlarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Yoğun ve stresli iş yaşamından, sosyal ilişkilerden, mevsimsel geçişlerden kaynaklanan duygu durum bozuklukları, hafif ve orta seviyede depresyon, hafif şiddetli anksiyete ya da uyku sorunları için doğal tedavi olarak sarı kantaron bitkisi kullanılıyor. Bitki bilimindeki adı hypericum perforatum olan, aktif hiperisin ve hiperforin maddelerini içeriyor. Hiperisin, özellikle depresyon tedavisinde kullanılmasıyla tanınırken, hiperforin ise antibiyotik özelliği taşıyor. İçeriğinde bulunan pek çok faydalı element sayesinde bazı rahatsızlıkların doğal olarak tedavi edilebilmesine olanak tanır. Kantaronun etkili bir antidepresan olduğu keşfedilmeden yüzyıllar öncesinde bile bazı sağlık sorunlarına doğal olarak ilaç olabildiği biliniyordu. Şimdilerde öne çıkan antidepresan özelliğine ek olarak iyi geldiği sorunlar şu şekilde sıralanabilir: Uykuda idrar kaçırma sorunu olan çocuk ve yetişkinlere, uyumadan önce bir fincan sarı kantaron çayı içirilmesi önerilir. Bağırsağın çalışma sistemini düzenlediği, sindirim sorunlarının üstesinden geldiği ve mesane rahatsızlıklarını azalttığı bilinen kantaron, bağırsak solucanları ve bakterilerinin de vücut dışına atılmasında…

Aspir yağı, Latince adı Carthamus tinctorius olan aspir bitkisinin tohumlarından elde edilen pek çok konuda faydalı bir yağdır. Aspir yağı; geleneksel Türk mutfağında ve beslenmesinde kendisine sağlam bir yağ bulamamış olmasına rağmen, zayıflamaya yardım etmesi, saçların uzamasını kolaylaştırması, saç dökülmesini önlemesi, kabızlığa iyi gelmesi gibi etkenler dolayısıyla son dönemlerde adı sıkça duyulmaktadır. Aspir yağı, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın birçok yerinde, ülkemizde olduğundan çok daha sık kullanılmaktadır. Ana vatanı Güneydoğu Asya olan aspir bitkisi, Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde de yetişmektedir. Sarı, turuncu ve kırmızı renkleri olan aspir, dikenli ve dikensiz olabilmektedir. Aspir bitkisinin tohumlarından elde edilen aspir yağı; kozmetik, ilaç, boya ve kimya sanayilerinde sıkça kullanılan bir yağdır. Aspir yağının faydaları Vücuda faydalı olan asitleri içeren aspir yağı; yüksek oranda linoleik asit ve omega 6 yağ asitlerini içeriyor. Bu asitler sayesinde vücudun doğal dengesi korunuyor, kandaki kolesterol oranı da dengeleniyor. Kolesterol değerlerinin dengede tutulması durumunda da, başta kalp ve damar…

Her evde, her mutfakta bulunan kırmızı pul biberin diğer adı da Arnavut biberidir. Yüzlerce yıldır dünyanın tüm ülkelerinde Arnavut biberi yetiştirilmekte ve tüm dünyada marketlerde satışa sunulmaktadır. Et yemeklerinde, sebze yemeklerinde, çorbalarda tat vermesi için kullanılan pul biber, aslında lezzeti kadar sağlığımıza kattığı faydalarla da önem taşıyor. İlk olarak Güney Amerika taraflarında yetiştirilen Arnavut biberinin tüm dünyaya yayılması da, tüm vücut sağlığına katkılarının ortaya çıkmasıyla paralel olarak gerçekleşmiştir. Önceleri Amerika’da üzerine çok fazla bilimsel araştırma yapılan Arnavut biberi, aslında alternatif tıp, ayurveda ve geleneksel Çin tıbbının da araştırma konusu olmuştur. Özellikle kan dolaşımının hızlanması ve bağışıklık sisteminin fonksiyonlarının desteklenmesi konularında alternatif tıpta Arnavut biberinin doğal etkisinden yararlanılmıştır. A, C, B6, B12 vitaminleri, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir, sodyum mineralleri ve demir bakımından çok zengin olan Arnavut biberi tam bir sağlık ve şifa deposudur. Genel olarak biberlerin, ancak özellikle de Arnavut biberinin portakaldan daha fazla C vitamini içerdiği bilinmektedir. Bununla birlikte Arnavut…

Tam bir Akdeniz iklimi bitkisi olan lavanta, günümüzde çoğunlukla Güney Avrupa, Avustralya, Arap Yarımadası, Rusya, Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetiştiriliyor. Lavanta, 60-100 santimetre yüksekliğe kadar uzayabilen çok dallı bir bitkidir. Neredeyse her evde parfüm, oda kokusu, çay, yağ halinde bulunan lavanta yüzyıllardır farklı toplumlarda analjezik, anti bakteriyel, anti fungal, antidepresan, kas spazmlarını giderici, gaz giderici, yatıştırıcı ve uyku bozukluklarını düzenleyici ve daha pek çok özelliği için kullanılan şifalı bir bitkidir. Hata lavanta özü; akne, sivilce, egzama gibi çok sayıda farklı cilt rahatsızlıklarının tedavisinde de tarih boyunca kullanılmıştır. Hindistan ve Tibet’te psikolojik sorunların tedavisinde kullanılan lavanta, eski Mısır’da ise mumyalama işleminde kullanılmıştır. Lavantanın o koklamaya doyamadığımız hoş aroması mor, mavi-mor renkli çiçeklerinin içinde bulunan yağdan geliyor. İşte lavanta kokulu ürünler de bu yapraklardan elde edilen öz ile hazırlanıyor. Lavanta; kozmetik ve tıp dünyasında çok farklı amaçlarla kullanılsa da, geleneksel olarak parfüm yapımında, bahçe bitkisi ve dekoratif amaçlı olarak kullanılan bir…

Tüketimi yüzyıllar öncesine dayanan ıhlamur, tilia ya da lime cinsi ağaç türlerinden bir bitkidir. Sinirleri yatıştırmak, stresten kurtulmak ve anksiyete ile başa çıkmak için insanların doğal tedavi edicilerinden birisi ıhlamurdur. Ihlamurun çiçekleri ve yaprakları genellikle birlikte toplanır, kurutulur ve özellikle kışın çay olarak demlenir. Daha çok sinirsel sistemin düzenlenmesi, yatıştırılması için tüketilen ıhlamur, aynı zamanda bağışıklık sitemi ve sindirim sistemini de güçlendirir. Kış aylarında sıkça yaşanan solunum yolları hastalıklarını hem önlemek hem de tedavi etmek için tüketilen ıhlamur, soğuk algınlığı, öksürük, boğaz kurumasına da iyi gelir. Ihlamurun içerikleri ve şifa verdiği alanlar konusunda yapılan bilimsel araştırmalar devam etmekle birlikte, çiçeklerinin yüksek miktarda antioksidan içerdiği bilinmektedir. Bununla birlikte ıhlamur çiçeklerinin şeker, gallik asit ve organik asit barındırdığı tespit edilmiştir. Ihlamurun faydaları Faydalı, besleyici, sakinleştirici bir çay içmek isteyenler için ıhlamur çayı gayet ideal bir çaydır. İçeriğinde pek çok vitamin, antioksidan flavonoidler, yatıştırıcı müsilaj, tanen ve uçucu yağlar bulunmaktadır. Ihlamurun, geleneksel kullanımındaki en temel amaç endişe…

Sağlıklı beslenme, kilo verme, ideal kiloya ulaşma, ödem atma gibi konulardan söz açılınca konu birden yeşil çaya geliyor. İnternet sitelerinde, gazetelerde beslenme uzmanları yeşil çay tüketiminin öneminden bahsediyor. Özellikle son 10 yıldır hemen herkesin mutfağında yeşil çay bulunuyor. Peki, nedir bu yeşil çay ve neden bu kadar faydalı? Aslına bakarsak, bizim her gün tükettiğimiz çay da, bu çok popüler olan yeşil çay da aynı bitki olan “Camellia sinensis”in yapraklarından üretiliyor. Yeşil çayı, diğer çaydan farklı yapansa bu yaprakların işlenme şeklidir. Çay bitkisinin yaprakları, işlem esnasında normal çaydan farklı olarak daha az oksitlenme yaşıyor, dolayısıyla da içinde bulunan vitamin, mineral ve antioksidanlar zarar görmeden korunmuş oluyor. İşte bu besleyici, faydalı özellikler bakımından zengin olan yeşil çay başta Çin olmak üzere, tüm Asya ülkelerinde 4000 yıldır sıklıkla tüketiliyor, son 20- 30 yıldır da tüm dünyada yaygın olarak içiliyor. Yeşil çay neden faydalıdır? Yeşil çayı faydalı yapanlar; içeriğinde bulunan vitaminler, mineraller, bir antioksidan…

Sağlıklı beslenme konusunda, bitkisel destek alanında onaylanmış faydaları ile her geçen gün çok daha fazla ürünle tanışıyoruz. Tabii aslında doğanın mucizevi olarak bizlere sunduğu ürünleri de kullanmaya başladıkça çok daha faydalı ve de doğal olduklarını görüyoruz. Bu önemli yağların içinde faydaları ile ön plana çıkan çörek otu yağı gün geçtikçe çok daha fazla alanda kullanılıyor. Çörek otu yağının temal maddesi olan çörek otu; içerdiği güçlü vitaminler, mineraller, aktif maddelerle bilim, tıp ve kozmetik dünyasının en çok kullandığı malzemelerden biri. Çörek otunun %21’i protein,% 38’i karbonhidrat, % 35’i ise bitkisel yağdır. Hem doğal bir antioksidan, hem de farmakolojik etkilere sahip olan çörek otu, hem yiyeceklerle birlikte hem suyun içine atılıp direk içmek suretiyle kullanılabilir. Öncelikle çörek otunun içerdiği faydalı etkenlere bir göz atıp ardından çörek otu yağını nerede