Author

Şifalı Bitkiler

Browsing

Karabiber dünyanın neredeyse her yerindeki mutfaklarda kullanılan, tüm dünyada en yaygın baharatların başında gelir. Top top bütün halde ya da öğütülmüş şekliyle tüketilebilen karabiber, yemeklerin, çorbaların, salataların vazgeçilmez baharatıdır. Enfes bir lezzet veren karabiber, en çok da faydalarından dolayı tercih edilmektedir. Karabiber içerdiği bol miktarda farklı vitamin ve minerallerle genel vücut sağlığına birçok fayda sağlamaktadır. Potasyum, magnezyum ve demir açısından çok zengin olan karabiber; A, K ve C vitaminlerini bolca içermektedir. Bu bakımdan düzenli olarak karabiber tüketimi bünyenin ihtiyaç duyduğu vitaminlerin ve minerallerin pek çoğunun alınmasını sağlayacaktır. Karabiber yaz, kış tüketilebilen, belli bir mevsimi olmayan bir baharat olmakla birlikte, özellikle kış aylarında çorbalara eklendiğinde eşsiz bir lezzet verir, içimizi ısıtır. Bununla birlikte kışın daha sık tüketilmesinin en önemli sebebi soğuk algınlığından kaynaklanan hastalılara karşı kısa süre içinde sonuçlar verebilmesidir. Karabiberin özellikle öksürük ve soğuk algınlığını giderici, tedavi edici özelliği vardır. Bu sebeple de kışın çorbaya, ılık suya, yemeklere bol bol karabiber eklenir. Karabiber, içerdiği…

Üzüm; içerdiği çok sayıda faydalı vitaminler, mineraller, elementlerle çok değerli bir meyvedir. Yazın taze olarak tüketilen üzümün kışın da kurusu afiyetle yenmekte. Üzümün bir meyve olarak tüketilmesi, tatlılara katılması, şaraplar yapılmasının yanı sıra üzümün çekirdeğinden elde edilen yağı da çok değerli ve faydalı bir üründür. Üzüm çekirdeği yağı, pek çok üzüm türünden elde edilmekle birlikte, özellikle şaraplık olarak yetiştirilen üzümlerden yapılır. Üzüm çekirdeği yağının üretim ve kullanım geçmişi çok eski çağlara dayanmakta ve kullanıl alanları da her geçen gün genişlemektedir. Üzüm çekirdeği yağının tatlı, yumuşak ve cevize benzer bir aroması vardır, rengi genellikle açık sarı veya yeşil olur.  Bu yağ genelde salata sosları, soslar, kızartmalar, aromalı yağlar ve diğer yemekleri pişirmek için mutfakta kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeği yağının ciltte onarıcı etkisinden dolayı güneş yanığını tedavi eden losyonlarda, saç bakım ürünlerinde, vücut hijyeni kremlerinde, dudak kremlerinde ve nemlendirici el kremleri gibi kozmetik ürünlerde de üzüm çekirdeği yağından faydalanılır. Bu yağın kozmetik sektöründe ve mutfaklarda…

Yaz, kış her evde mutlaka bulunan salataların, çorbaların, çoğu yemeğin içine katılan limon tam bir sağlık deposudur. Öyle ki, limonun sağlığa faydaları kuşaklardan beri bilinen bir gerçektir. Yüksek oranda vitamin, mineral ve antioksidanlar barındırması limonu her bireyin beslenme programının bir parçası haline getirmiştir. Yüksek tansiyondan, solunum bozukluklarına, yanıklardan, obeziteye, iç kanamalara, diş problemlerinden, ateşe, kabızlığa, hazımsızlığa, boğaz enfeksiyonlarına kadar sayısız hastalığın doğal yoldan tedavisinde limon kullanılmaktadır. Ayrıca saç ve cilt bakımında, ruh sağlığının iyileştirilmesinde de limonun olumlu etkilerinden bahsetmek mümkün. Hatta eski çağlardan beri limonun terapatik özelliği bilinir ve bu etkisinden yararlanılır. Limon, uygulanma, kullanılma biçimine göre pek çok alanda ilacımız olabiliyor. Ancak en sık olarak limon suyu şeklinde tüketiliyor. İçme suyuna eklenerek ya da sade olarak tüketildiğinde limon suyu, böbrek taşları konturlarının azalmasını ve vücut sıcaklığının dengelenmesini sağlar. Limon suyundan yapılan ve serinletici bir içecek olarak bilinen limonata da, vücudun daha sakin ve serin kalmasına yardımcı olur. Fakat limonatanın faydalarından en iyi şekilde…

Kadınlar doğum yaptıktan sonra en büyük kaygıları kesinlikle bebeği yeterince emzirebilmek, bebek için yeterli anne sütüne sahip olabilmektir. Özellikle ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü, ardından 2 yaşına kadar da ek gıdalarla birlikte anne sütü içmek bebeğin hem zihinsel hem de fiziksel gelişimi için çok önemlidir. Uzmanlar, anne sütünün öneminin her daim altını çiziyorlar ve henüz anne sütünün sağladığı faydaları verebilecek bir başka besinin olmadığını belirtiyorlar. Hal böyle olunca da her bebeğin anne sütüyle beslenmesi, anne sütüne doyması çok büyük önem taşıyor. Anne adayları ve anneler de sütünün nasıl artırılabileceğinin, uzun süre kesilmeden bebeği anne sütüyle beslemenin derdindeler. Her anne, sütün bebek için bu kadar önemli olduğunun farkındayken, birçok annenin de karşılaştığı problemlerin başında sütün kesilmesi geliyor. Özellikle de günümüzün sosyal ve ekonomik koşullarında artan stres ve sıkıntılı süreçten dolayı çoğu zaman doğumdan sonraki ilk iki ay anne sütünün kesildiği görülebilmektedir. Zaten anne sütünün azalmasının verdiği sıkıntı ve stres ile…

Liflere beslenmemizde gerek duyduğumuz bilinen bir gerçek ancak bu kadar lifli gıdalar tüketmemize rağmen maalesef pek çok insan hala yetersiz miktarda lif alıyor. Özellikle batı dünyasında uygulanan diyetler, lif gibi önemli bir besin kaynağının beslenme düzeninden çıkmasına sebep oldu. Lakin yüksek lifli gıdalar, kanserden, kalp hastalıklarından, böbrek taşlarından, adet semptomlarından, obeziteden korunmak için büyük önem arzediyorlar. Yüksek Lifli Gıdaların Faydaları Ekmek ve mısır gevrekleri gibi pek çok işlenmiş gıda içerisine fazladan lif eklenmektedir ancak bu destek lifler maalesef en sağlıklı lif çeşitleri arasından seçilmiyorlar. Hatta pek çok lif desteğinin ciddi anlamda sağlığa tehlikeli olduğu bilinmektedir. Bu nedenle lifleri hali hazırda doğal yoldan bol lifli besinler ile almak çok daha mantıklıdır. Çözünür lifler vücutta yağ asitlerini bir araya getirebilen bir jel oluşumu sağlarken, çözünmeyen lifler ise bağırsak hareketlerini destekler ve bağırsaklar için sindirilecek oluşumlar yaratırlar. Dolayısıyla besinlerde bunların denge içerisinde bulunmaları beklenir. Bol Lifli Meyveler Avokado Avokadonun lif içeriği tipine göre…

Bizim beslenme kültürümüzde çok fazla yer bulan hardal, sağlık açısından faydaları olduğu bilinen bir besin maddesidir. Hardal tohumlarının özü çıkarılarak elde edilen yağ ise hardal yağıdır ve yine pek çok alanda sağlığımıza yararları vardır. Tohumlardan elde edilen hardal yağı, aslında uçucu yağ, yağlı bitkisel yağ ve soya yağı gibi üç çeşit yağ içerir. Bunlardan yağlı bitkisel yağ daha keskindir ve tohumlardan yapılır. Uçucu yağ uçurulup yoğunlaştırılarak (distilasyon ile) elde edilir. Saf hardal yağı ise, sinüsün ajitasyonunu sağlayabilen çok güçlü bir aromaya sahiptir. Bazı batılı ülkelerde bu yağın tüketimini engellemekle birlikte, Hindistan gibi güney Asya ülkelerde yemek pişirirken yaygın olarak kullanılmaktadır. Hardal yağı en değerli ve sağlıklı bitkisel yağlardan birisi olarak kabul edilir. Çünkü içeriğinde zengin Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri, E Vitamini ve antioksidanlar bulunmaktadır. Bu bakımdan çok farklı alanlarda iyileştirici ve tıbbi özellikler sunar. Sindirim sisteminin fonksiyonlarını düzenler! Hardal yağı metabolizma için çok güçlü bir uyarıcıdır. Dolaşımı,…

Bir kişinin dışkısının normalden daha yumuşak, hatta su gibi olması, normalden daha sık tuvalete çıkmayı gerektirecek kadar yoğun dışkı olması durumu ishal olarak tanımlanır. Normal şartlar altında kalın bağırsak suyu emer ve dışkı normal sertliğinde olur. Ancak kalın bağırsak suyu ememediğinde dışkı ile birlikte o emilmeyen su da vücut dışına atılır. İşte bu durumda ishal yaşanır. Bu bakımdan ishal bir hastalık değildir, ancak pek çok farklı sebepten kaynaklanabilen bir semptom, vücudun tepki verme şeklidir. Eğer bir kişi gün içinde 200 gramdan daha fazla sulu ve yumuşak dışkı çıkarıyorsa bu durum onun ishale yakalandığını gösterir. İshal, normal şartlar altında 1 -2 gün süren biçimiyle yıl içinde birkaç kez pek çok insanın yaşadığı bir sorundur. Fakat ishalin uzun sürdüğü ve başka şikayetlerle de birleştiği durumlarda ve özellikle de 5 yaş altı çocuklarda görülüyorsa çok ciddi sorunlara, hatta ölüme bile sebep olabilir. İshal neden olur? İshal, pek çok sorunun, rahatsızlığın ya da yanlış…

Egzotik, tropikal meyvelerden birisi olan kivi, ülkemizin meyve kültürüne çok da eski olmayan bir dönemde girmiştir. Günümüzde semt pazarlarında uygun fiyata satın alınabilen kivi, yakın zamana kadar pahalı ve herkesin kolaylıkla alamadığı meyvelerden birisiydi. Bu bakımdan meyve tüketimi sıralamamızda kivi ilk sıralarda yer almıyor. Ancak bu egzotik tada sahip meyve sağlık açısından çok önemli faydalara sahiptir. Özellikle Çin’de çok eski çağlardan beri geniş bir şekilde yetişme alanı bulan kivi, pek çok hastalığı önleyici özelliktedir. Kivinin sayısız vitamin, mineral ve faydalı elementi bünyesinde barındırıyor olması onu yetişkinler kadar çocukların sağlığı üzerinde olumlu etkiler veren bir meyve haline getiriyor. Kivi; A, E, K vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi faydalı mineral ve elementleri içerdiği için beslenme programına alınması gereken bir meyvedir. Zira içerdiği yüksek orandaki lif, sindirim sistemi sağlığı için hayati önem taşır ve mideyi, bağırsakları hastalıklardan korur. İçerdiği bu önemli besin maddeleri sayesinde sağlığımıza pek çok alanda katkı sağlar. Düzenli olarak kivi tüketimi başta kanser olmak…

Çoğumuzun yol kenarlarında gördüğü, yabani bir bitki diye hiç önemsemediği bitkilerden birisi olan deve dikeni aslında sağlığımız açısından faydalı bir bitkidir. Akdeniz bölgesine özgü olan deve dikeni, ayçiçeği ve papatya ile aynı bitki ailesinden gelir. Normalde Akdeniz iklime özgü olsa da günümüzde dünyanın her yerinde hem yabani olarak yetişir hem de faydaları sebebiyle özel olarak yetiştirilir. Özellikle de biraz kuru ve güneşli yerlerde kolaylıkla kendisine yaşam alını bulur. Bu bitki ezildiği zaman içinden süte benzer beyaz bir sıvı çıkar. Kullanım geçmişi yaklaşık olarak 2000 yıl öncesine dayanan deve dikeni başta karaciğer rahatsızlıkları, böbrek ve safra kesesi sorunları olmak üzere pek çok sağlık sorununa doğal bir Deve dikeninin faydalarına dair yapılan birçok bilimsel araştırma, deve dikeninin özellikle silimarin isimli bir flavonoid içermesi nedeniyle karaciğer hasarını önlediğini gösteriyor. Silimarin adlı madde, antioksidan ve anti enflamatuar özelliklere sahiptir. Dolayısıyla da yeni hücrelerin büyüyebilmesi için karaciğeri onarır. Karaciğeri korur! Deve dikeninin en sık kullanıldığı…

Dereotu, sevenlerinin bir türlü vazgeçemediği, sevmeyenlerinse neredeyse görmeye, kokusunu duymaya bile tahammül edemediği bir bitkidir. Dereotunun ana vatanı Asya olmakla birlikte ülkemizde hemen her bölgede yetişiyor. Boyu maydanoz kadar olan dereotu ilginç ve keskin bir kokuya sahiptir. Salatalarda, zeytinyağlı yemeklerin pek çoğunda, mezelerde, bazı çorbalarda dereotu kullanılır, ayrıca çiğ olarak da tüketilir. Dereotu; fosfor, bakır, magnezyum, A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve çinko gibi mineraller yönünden çok zengindir. Öyle ki 1 tutam dereotu bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacının % 40’ını, A vitamini ihtiyacının ise % 43’ünü karşılayabilecek kadar zengindir. Böylesi vitamin, mineral deposu olan dereotu, sağlık için çok faydalı bir bitkidir. Özellikle mide bulantıları ile karın ağrılarının giderilmesinde, ağız kokusunun yok edilmesinde ve sindirim sistemi problemlerinin tedavi edilmesinde dereotundan faydalanılır. Ayrıca emziren kadınların sütünün çoğalması en doğal yardımcılardan birisi de dereotudur. Bebek ve çocukların gaz sancılarının giderilmesi için de etkilidir. Özellikle faydaları bilimsel çalışmalarla desteklendikçe popülerliği artan dereotu son yıllarda sofraların,…