Category

Bitkiler

Category

Astım, solunum güçlüğüne neden olan bir solunum sistemi hastalığıdır. Alerjiler, akciğer hastalıkları ve ruhsal olaylar astıma yol açabiliyor ve astımı tetikleyebiliyor. Sağlıklı nefes alıp vermeyi güç hale getiren bir solunum sistemi hastalığı olan astıma, alerji, akciğer hastalığı ve ruhsal olaylar nedenler olabiliyor. Yaşam alanındaki evcil hayvanların tüyleri, yün lifleri, kuş tüyü gibi maddelerin yanı sıra tozlar da astım nöbetine davetiye çıkarabiliyor. Astıma sebep olan faktörler genellikle birden fazla etken olduğu için astıma karşı bağışıklık sağlama çabaları da çoğu zaman etkisiz kalmaktadır. Astımda sorun, soluk almada değil soluk vermede yaşanıyor. Bazı sorunlardan dolayı akciğerdeki ufak hava boruları daraldığı için nefes vermek zor olabiliyor. Bu durumda kişi, nefes alabilirken aldığı bu nefesi ciğerlerinden gerektiği kadar sağlıklı ve kolay çıkaramıyor. Ancak sağlıklı bir kişi ile aynı miktarda havayı ciğerlerine alabildiği için de bu kişinin akciğeri şişiyor. Peki, bunun için neler yapılabilir? Astım nöbetlerini hafifletmek için yapılması gerekenler Eğer kişinin astım nöbetlerine alerjik nedenler sebep…

Modern yaşamın karmaşık ve stresli hayat şartları, sağlıksız beslenmenin artık sıradanlaşması, spora, egzersize ayıracak zaman bulamama ve iş, kariyer gibi önceliklerden dolayı bebek sahibi olmayı ileri yaşlara erteleme gibi daha sayılabilecek pek çok etken çiftlerin doğal yolla bebek sahibi olabilme ihtimallerini azaltmaktadır. Özellikle de sağlıksız beslenme ve yaşam koşulları erkeklerde sperm, kadınlarda yumurta sayı ve kalitesini düşürmekte, dolayısıyla da bebek sahibi olabilmek zorlaşmaktadır. Hal böyle olunca üremeye yardımcı tedaviler, ilaçlarla üreme hücrelerini artırma, bebek sahibi olabilmeyi daha mümkün hale getirme yolları aranmaktadır. Ancak kısırlığın tedavi edilebilmesi için sadece tıbbi değil, doğal, bitkisel çözümler de bulunabilmektedir. Doğanın insanlara pek çok rahatsızlığın tedavisi için sunduğu çözümlerin içinde kısırlık sorunu da yer almaktadır. İşte kadında yumurta, erkekte sperm sayısı ve kalitesini artırma gücü olan bazı bitkisel çözümleri sizler için sıraladık. 1. Karnabahar Kısırlığı önleme, giderme hususunda B6 vitamini içeren besinlerin çok etkili olduğu bilinmektedir. Karnabahar da B6 vitamini açısından zengin sebzelerden birisi olduğundan…

Bitki çayı olarak ve balık, et yemeklerinde baharat olarak kullanılan mercanköşk, Türkiye ve Orta Doğu kökenli nanegiller ailesinden çok şifalı bir bitkidir. Mercanköşk, Akdeniz başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde doğal olarak yetişmektedir. Her hangi bir mevsime bağlı olmadan tüm yıl boyunca yetişen mercanköşkün faydaları, değeri çok eski yıllardan beri bilinmektedir. Hatta Antik Yunan ve Roma dönemlerinde mercanköşk “mutluluğun simgesi” olarak bilinmekteydi. Doğada yabani olarak yetişen, ancak istenirse bahçelerde de özel olarak yetiştirilebilen mercanköşkün yaprakları hem taze hem de kurutulmuş olarak kullanılabilmektedir. Bir de bu bitkiden elde edilen mercanköşk yağı da kozmetik ve sanayi alanlarında kullanılmaktadır. Mercanköşkü genellikle çorbalara, salatalara, et ve balıklara lezzet vermesi için baharat olarak kullanmak tercih edilir. Bununla birlikte güzel kokusu sebebiyle de cilt kremlerine, losyonlara, şampuanlara ve sabunlara da mercanköşk yağı ya da bitki özü eklenmektedir. Bu bitkinin hoş lezzeti ve kokusu bir yana pek çok sağlık sorunu için de faydalı olması onu çok…

Kış sebzeleri denildiğinde ilk olarak akla gelen brokoli, günümüzde tıpkı diğer pek çok besin gibi yaz, kış bulunabiliyor, tüketilebiliyor. Lahanagiller familyasından olan brokoli, herkesin mutfağında ulunan, herkesin yemekten hoşlandığı bir sebze değil. Ancak bunun sebebi belki de brokolinin faydalarının da çok iyi bilinmiyor olmasıdır. Brokoli üzerine yapılan araştırmalarda brokolinin, popüler pek çok sebzeden daha faydalı olduğu, hatta havuçtan çok daha fazla karoten içerdiği tespit edilmiştir. Brokoli sevenler bu sebzenin salatasını, yemeğini, çorbasını yapıp afiyetle tüketmekte, hatta brokoli suyu yapıp detoks uygulamalarında içmekteler. Öyle çok bilindik sebzelerin dışına çıkamayanlar arada bir de olsa zeytinyağlı, bol limonlu brokoli salatası yapıp yese iyi olur. Çünkü brokoli; kükürt, potasyum, selenyum, bolca diyet lifi, B1 ile C vitaminleri bakımından oldukça zengin. Bu bakımdan özellikle de kış aylarında haftada 1 – 2 kez brokoli yemekte fayda var. Brokolinin en bilinen özelliklerinden, faydalarından birisi etkin bir kanser düşmanı olması, mide, bağırsak ve yemek borusu kanser riskini büyük ölçüde…

Sevenlerin neredeyse “kereviz yemeden yaşayamam” dediği, sevmeyenlerinse kokusuna, görüntüsüne bile dayanamadığı kereviz ilginç bir sebzedir. Eğer siz, zaten kerevizi seviyorsanız sizin için bir sorun yok, bu yazıyı okuduktan sonra daha sık yemeye başlayacaksınız. Ancak kereviz sevmeyenlerdenseniz, bu yazıdan sonra mevsiminde haftada bir kez kereviz yemeği, çorbası, salatası yapacaksınız. Çünkü kerevizin anlatmakla bitmeyen faydalarından en önemlileri sizler için sıraladım. İçeriği bolca A ve K vitaminleri zaten kerevizi çok değerli bir sebze haline getiriyor. Pek çok mineralin, diğer sebzelerde çok da bulunmayan faydalı elementlerin doğal bir kaynağı olan kereviz, bir de tıpkı ıspanak gibi çok düşük kalorili olmasıyla da önem taşıyor. Çok kaliteli bir antioksidan olan kereviz, ülkemizde daha çok Akdeniz ve Ege bölgeleri civarlarında yetiştirilmekte, ancak ülkenin her yerindeki semt pazarlarında bulunmaktadır. Hemen her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz bu potasyum ve sodyum kaynağı kerevizin 100 gramlık büyük bir porsiyonu sadece 16 kalori içeriyor. Hal böyle olunca da özellikle zayıflamak isteyen biriyseniz karnınızı…

Tüketim geçmişi çok eski çağlara dayanan fesleğen en çok da mis gibi ferah kokusuyla biliniyor. Cam kenarlarında, bahçe, mutfak masalarının üzerinde minik bir saksı içindeki fesleğen ruhumuzu dinlendiriyor. Eski uygarlıklar tarafından “bitkilerin kralı”, “kutsal bitki” olarak adlandırılan bir fesleğen, sağlığımıza kazandırdığı faydalarla da büyük önem arz ediyor. Aromatik bir bitki olan fesleğen, çeşitli et ve sos yemekleri için baharat olarak sıklıkla kullanılıyor. Bunun yanında geleneksel tıpta ise; kronik gastrit ve mide ağrıları, sinir, stres gibi psikolojik sorunlar için bir çare olarak fesleğeni kullanılmaktadır. Ayrıca sedatif, diüretik ve antiseptik özellikleri de bilinmektedir. Ateş düşürücüdür! Fesleğenin içerdiği öz yağlar onu mucizevi iyileştirici özelliklere sahip bir bitki haline getirmektedir. Çünkü fesleğen eşsiz bir antibiyotik ve antiseptiktir. Zararlı bakterilerden ve mantar enfeksiyonlarından vücudu koruyan fesleğen, enfeksiyonlar nedeniyle oluşan ateşi de düşürmek için oldukça etkili olabiliyor. Aslına bakılırsa ateş başlı başına bir hastalık değil, vücudun hastalıklarla mücadele ettiğinin göstergesi olan bir belirtidir. Mikrop öldürücü özelliği yüksek olan…

Faranjit hastalığı, kişinin ağız ve burun boşluğunun arka tarafında bulunan yutak bölümünün, yani farinksin iltihaplanması durumudur. Bulaşıcı bir hastalık olan faranjit, belirtiler ve şikayetler gözlendiği durumda vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Zira tedavide geç kalınması durumunda bronşite, dönüşme riski oldukça yüksektir. Faranjit neden olur? Hastalığın temel sebebi genellikle viral kaynaklardır. Faranjitin ortaya çıkmasında en sık karşılaşılan etkenlerin başında adeno virüsler gelmektedir. Bununla birlikte bakteriyel sebeplerden kaynaklı olarak da ortaya çıkabilen faranjit, nadiren de ağızda oluşan mantar enfeksiyonlarından kaynaklanabiliyor. Ayrıca faranjitin oluşmasını tetikleyen; Sigara kullanmak, Kirli, tozlu ortamlara maruz kalmak, Aşırı sıcak veya soğuk yiyecek ve içecekler tüketmek Boğazın çok sık temizlenmesi, Çürük dişlerin tedavisinin zamanında yapılmaması gibi birtakım nedenler de faranjitin ortaya çıkmasın da etkili rol oynuyor. Faranjit belirtileri nelerdir? Faranjit hastalığı akut faranjit ve kronik faranjit olarak iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Akut faranjit çok net, belirgin özellikler ve şikayetler gösterdiği için tanı koymak kronik faranjite kıyasla çok kolaydır.…

Aloe vera, geçmişi eski Mısır’a dayanan ve tıbbi amaçlı kullanılan farklı faydalara ve değişik özellikere sahip bir bitkidir. Hassas yapısı ve nemli ortam araması nedeniyle tropikal iklimlerde yetiştirilmektedir. Sağlık açısından çok fazla mucizevi faydası vardır. Aslında, aloe vera özleri ve bu özlerden elde edilen desteklerin  üretimi dünyadaki en büyük botanik endüstrilerinden biridir. Ticari açıdan büyük önem kazanan bu sektörde de, doğru olan markalara ulaşmak önemlidir.  Peki bu kadar kazançlı olan bir sektör gerçekten bize faydalı bir ürün mü sağlıyor? Aloe Vera Sağlık Konusunda Faydaları Aloe vera, ilaç olarak değerlendirilen iki ana madde üretir: Jel, yaprağın merkezinde bulunan hücrelerden elde edilir ve lateks, yaprak derisinin hemen altındaki hücrelerden elde edilir. Çoğu kişi cilt üzerinde oluşan rahatsızlıklarda bir çare olarak aloe jel kullanmayı tercih etmeye başladı, ancak bu konuda da çok ileri gitmemekte fayda var. Öncelikle cilt yüzeyinde bir noktada denenmeli ve ciltte sorun olmuyorsa cilt sorunu üzerinde kullanmak gerekir. Aloe vera…

Defne yaprağı; her mevsim yeşil renkte kalabilen, kokusu dünya çapında özellikle mutfaklarda ve de kozmetik alanında önemli, dalları ise tarih boyunca barışı temsil eden özel bir ağaç türüdür. Defne ağacının meyveleri ve yaprakları ayrı ayrı pek çok alanda kullanılır. Defne yaprağı öz yağı ise; yine bu ağacın meyvelerinden elde edilir ve kozmetik üretiminde çok sık kullanılır. Defne yaprağı, Latince adı “Laurus Nobilis” olan defnegiller familyasındandır. Dört mevsim boyunca yapraklarını dökmeyen çok yıllık bir ağaç bitkidir. Anavatanı Akdeniz ülkeleridir. Tüm Avrupa, Akdeniz ve Ege bölgelerinde bol miktarda bu alanların doğal koşulların da yetişebilen defne ağacı, ülkemizin özel zenginliklerinden biridir. Dünya defne yaprağı ihtiyacının % 80’i Türkiye’den karşılanmaktadır. Defne yaprağı özellikle sulu yemeklerin, etlerin aromatik bir tada sahip olması için pişirme aşamasında kısa süreli olarak kullanılan kurutulmuş bir yapraktır. Biz böyle bilsek de, yüzlerce yıldır tedavi amaçlı kullanılmış, Roma imparatorluğunda baş tacı olmuş defne yaprağı, özellikle kozmetik ve sağlık alanında çok farklı…

Bin bir derde deva bitkiler, nasıl kullanıldığında, tüketildiğinde nelere faydalıdır, nelere iyi gelir diye öğrenmeye devam ediyoruz. Sıradaki bitkimiz karabaş otu, aynı zamanda lavanta olarak da biliniyor. Akdeniz bölgesinde ve Akdeniz ikliminin egemen olduğu yerlerde hem yabani olarak kendiliğinden yetişen karabaş otu hem de özel olarak yetiştirilmektedir. Yapılan çok sayıda bilimsel araştırma ile karabaş otunun faydaları, iyi geldiği rahatsızlıklar, alanlar öğrenildi ve karabaş otunun özel olarak yetiştirilme durumu yaygınlaştı. Mis kokulu çiçekleri olan karabaş otu, mavi renklidir ve lavantaya benzetilir. Çok eski çağlardan beri tanınan, kullanılan karabaş otunun, özellikle sinir ve ruh hastalıkları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte baş ağrısı ve güneş çarpmalarını da gidermekte karabaş otunun rahatlatıcı etkisinden faydalanılmaktadır. Antibakteriyel özellikleri, iltihap önleyici etkisi ile 2. Dünya Savaşı sırasında askerlerin yaralarının tedavisinde ve dezenfekte işlemlerinde de karabaş otu kullanıldığı bilinir. Peki, neden karabaş otu bu kadar etkili ve şifalı bir bitkidir sorusunun yanıtı ise içeriğinde bulunan değerli maddelerde…