Category

Çaylar

Category

Malumunuz, sonbahar geldi, havalar serinlemeye başladı. Hal böyle olunca da soğuk algınlığı, grip, nezle derken boğaz ağrısıyla geçen aylar da başlamış oluyor. Gündüz bir şeyler yiyip içerken, akşam yatarken çok da bir şey yokken nasıl oluyor da sabahları dayanılmaz boğaz ağrısıyla uyanıyoruz ve en az öğleye kadar bu ağrıdan konuşmakta bile zorlanıyoruz. Hatta enfeksiyon kaynaklı bir durumsa bazen günlerce boğaz ağrısı çekebiliyoruz. En küçük bir ağrıda, sızı da doktora gidip antibiyotik almak da aslında bir çözüm değil. Çünkü artık bir rutin haline gelen kışın kullandığımız antibiyotiklerin iç organlarımıza ve bağışıklık sistemimize de zarar verdiğini biliyoruz. O zaman öncelikle boğaz ağrısı neden olur, sonrada boğaz ağrısını hangi bitkisel, doğal reçetelerle geçirebiliriz diye bir bakalım. Boğaz ağrısı neden olur? Boğaz ağrısına sebep olan temel etkenler genellikle virüsler ve bakterilerdir. Ancak larenjite, akut larengotrakeit, sinüzit, allerjik rinit, reflü, akciğer enfeksiyonları ve tümörler de boğaz ağrısının nedenleri arasındadır. Boğaz ağrısı buna sebep olan enfeksiyon…

Yasemin, çok güzel kokulu bir çiçek ve bitkidir. Tropik bölgelerde, iklimlerde yetişen yasemin çiçeğinin, çok hoş kokulu ve şifalı çayı hazırlanmaktadır. Beyaz çay, siyah çay, yeşil çay ve oolong çayı şeklinde demlenebilen yasemin çayı, yüksek oranda antioksidan barındırması nedeniyle yasemin çayı sağlığa oldukça faydalı bir çaydır. Yapılan araştırmalar yasemin çayının; kalp krizi riskini azaltabildiğini, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve diyabeti önleyebildiğini göstermektedir. Özellikle akşamları tüketilen yasemin çayının, stresi azaltmaya yardımcı olduğu ve aynı zamanda kanseri önleyebildiği biliniyor. Ayrıca yasemin çayı; sindirim sisteminin fonksiyonlarını güçlendirdiği, kötü kolesterol değerini düşürdüğü, vücuttaki zararlı bakterileri ortadan kaldırdığı ve kronik iltihap sonucu oluşan kas ağlarını hafiflettiği için de sıklıkla önerilmekte ve tercih edilmektedir. Peki, neden yasemin çayı bu kadar çok sağlık sorununda önleyici ve tedavi edici rol üstleniyor? Çünkü yasemin çayı; oldukça faydalı olan besin elementlerini, sayısız vitamini, minerali, kateşin ve epikateşin gibi vücudumuzda nadir bulunan oldukça faydalı antioksidanları içermektedir. Hal böyle olunca da yasemin çayı…

Rezene; Hindistan, Çin ve Ortadoğu’da çok eski tarihlerden itibaren bilinen ve bitkisel ilaç olarak kullanılan bir bitkidir. Rezenenin yapraklarının kurtularak çay şeklinde demlenmesiyle elde edilen rezene çayı, pek çok sağlık sorununa doğal çare olarak tüketilmektedir. Rezenenin meyan köküne benzer bir tadı ve kokusu, şifa veren özellikleri vardır. Rezene bitkisi; potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor bakımından oldukça zengindir. Ayrıca içeriğinde A ve C vitaminleri bulunan rezenenin yaprakları çay olarak demlenirken tohumları da pek çok hastalığa şifa oluyor. Rezene kurutularak saklanabilen bir bitki olduğu için tüm yıl boyunca tüketilebilmektedir. Vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından zengin olduğu için rezene tohumu ve çayının tüketimi de yaygındır. Bu tüketim hem mutfaklarda hem de tıp alanında yaygındır. Çünkü rezene bitkisi; Solunum yolu hastalıklarında nefes açıcı sprey gibi işlev göstermekte, Saç sağlığını desteklemekte, Tırnakları güçlendirmekte, Kaliteli bir antioksidan özelliği bulunmakta, Balgam söktürücü etkisi göstermekte, Gaz giderici olarak çalışmakta, Bağırsak fonksiyonlarını hızlandırmakta, Gözlerdeki mikropların öldürülmesine ve daha…

Ülkemizde sıcak olarak en fazla tüketilen içecekler çay ve kahvedir. Ancak iş faydalı, şifalı bir sıcak içeceğe geldiğinde aklımıza ilk olarak yeşil çay ardından da papatya çayı geliyor. Mevsim ilkbahar olunca çayırlarda, yol kenarlarında, kırsal yerlerde papatyalar doğal olarak yetişiyor. Belli belirsiz hoş bir kokusu olan papatyalar, sarı- beyaz görüntüsüyle çok sevilirler. Bir de nelere faydalı olduğu bilindiğinden kim bir yerlerde papatya görse toplayıp kurutuyor ya da satın almak için aktarların yolunu tutuyor. Çünkü özellikle soğuk havalarda, kış aylarında papatya çayının bağışıklık sistemini güçlendirici, sindirim sistemi rahatsızlıklarını önleyici, sinirleri yatıştırıcı özellikleri bilindiğinden herkes evinde papatya çayı demliyor. Papatya çayının kişiyi hem fiziksel hem de zihinsel olarak rahatlatması, ağrı ve krampları dindirmesi onu çok değerli bir bitki haline getiriyor. Papatya çayı hazırlanışı Mevsiminde topladığınız papatya çiçeklerini kurutup bez bir torba içinde uzun süre saklamak mümkündür. Böyle bir imkanı olmayanlar da hazır kurutulup paketlenmiş papatyaları aktarlardan ya da doğal ürünler satan marketlerden…

Otsu, çalımsı bir bitki olan adaçayı, Anadolu’da hemen her kısal yörede doğal olarak yetişmektedir. Çoğu yörelerde bir ıhlamur kadar değer görmese de aslında bilimsel araştırmalar, adaçayının faydalarını gözler önüne sermektedir. Özellikle adaçayının, 2001 yılında Uluslararası Bitki Derneği tarafından ‘Yılın Bitkisi’ seçilmesi kesinlikle dikkatleri bu bitkiye yönlendirmiştir. Tüm dünyada yaygın bir tüketilen adaçayı bitkisinin yaprakları, kurutulur, çay olarak demlenir ve her mevsim tüketilir. Bir de adaçayı bitkisi bazı et yemeklerine eklendiğinde gayet yumuşak ve hoş bir tat ve koku katar. Ülkemizde daha çok çay olarak tüketimi yaygın olan adaçayı bitkisi, genellikle ılıman iklimlerde doğal olarak yetişmektedir. Bu bakımdan ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde hemen her yerde adaçayı görmek mümkündür. Ancak karasal iklimin hüküm sürdüğü, kışları don olaylarının sık yaşandığı bölgelerde, soğuk yerlerde adaçayı bitkisi doğal olarak yetişmez, yetişmesi için etrafı diğer ağaçlarla kapatılır. Adaçayı; kışın soğuk algınlığından korur, mevsimsel hastalıkları önler, sinir ve sindirim sistemlerinin fonksiyonlarını güçlendirir ve daha pek çok…

Nane ile aynı bitki ailesinden gelen melisa bitkisi, mis kokusu ve sakinleştirici etkisiyle tanınmaktadır. Limona benzer bir kokuya sahip olan küçük bembeyaz çiçekleri olan melisa bitkisi, Güney Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz kıyılarında yabani olarak yetişen şifalı bir bitkidir. Melisa; Orta Çağ’da Romalılar, Yunanlılar, İngilizler tarafından ruhsal rahatsızlıkların tedavisi için yaygın olarak kullanılmıştır. Kısa süre sonrasında ise melisa bitkisi Avrupa kıtasında da popüler hale gelmiştir. Melisa bitkisinden elde edilen melisa çayı; özellikle stres ve kaygıyı azaltmak, uyku düzenini sağlamak, uykuya dalmayı kolaylaştırmak, iştah açmak için kullanılır. Ülkemizde nane balsamı, mavi balsam, bal bitkisi, oğulotu ve tatlı balsam gibi farklı adlarla anılan melisa; kırsal bölgelerde çok eski çağlardan beri, böcek ısırmalarını tedavi etmek için de kullanılıyor. Vitamin, mineral ve antioksidanlar bakımından zengin olan melisa otu, pek çok hastalık için şifa kaynağıdır. Melisa bitkisinde; B1, B2 ve C vitaminleri; karotenoidler; sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, krom, selenyum, bakır ve çinko elementleri…

Mutfaklarda genellikle baharat olarak kullanılan biberiye, çay olarak demlenerek de tüketilmektedir. Daha çok Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan biberiyenin faydaları öğrenildikçe tüm dünyada tüketimi de artmıştır. Çorbalara, yemeklere ve kozmetik ürünlere güzel koku verir, aynı zamanda bazı sağlık sorunlarına da şifa olur. Biberiye aslında yaprak dökmeyen küçük bir ağaca benzerken, kokusu da çam ağacının kokusunu andırır. Bundan dolayı özellikle de pek hoş kokulu olamayan balık ve et yemeklerine koku vermesi için de tercih edilir. En çok hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlarına çare olduğu bilinen biberiye, hafızayı da güçlendirici etkiye sahiptir. Bu bitkiden elde edilen biberiye çayı da genel olarak; Hafızayı geliştirir. Kas ağrılarını ve spazmları hafifletir. Saçların daha sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Sindirim, dolaşım ve sinir sisteminin fonksiyonlarını destekler. Antioksidan içeriği sayesinde pek çok rahatsızlığı önler. Konsantrasyonu yükseltir. Hazımsızlığı ve kabızlığı giderir. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Kan dolaşımını hızlandırır. Beyin ve kalp gibi hayati…

Kantaron bitkisi, yüzyıllardır özellikle ruh sağlığı sorunlarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Yoğun ve stresli iş yaşamından, sosyal ilişkilerden, mevsimsel geçişlerden kaynaklanan duygu durum bozuklukları, hafif ve orta seviyede depresyon, hafif şiddetli anksiyete ya da uyku sorunları için doğal tedavi olarak sarı kantaron bitkisi kullanılıyor. Bitki bilimindeki adı hypericum perforatum olan, aktif hiperisin ve hiperforin maddelerini içeriyor. Hiperisin, özellikle depresyon tedavisinde kullanılmasıyla tanınırken, hiperforin ise antibiyotik özelliği taşıyor. İçeriğinde bulunan pek çok faydalı element sayesinde bazı rahatsızlıkların doğal olarak tedavi edilebilmesine olanak tanır. Kantaronun etkili bir antidepresan olduğu keşfedilmeden yüzyıllar öncesinde bile bazı sağlık sorunlarına doğal olarak ilaç olabildiği biliniyordu. Şimdilerde öne çıkan antidepresan özelliğine ek olarak iyi geldiği sorunlar şu şekilde sıralanabilir: Uykuda idrar kaçırma sorunu olan çocuk ve yetişkinlere, uyumadan önce bir fincan sarı kantaron çayı içirilmesi önerilir. Bağırsağın çalışma sistemini düzenlediği, sindirim sorunlarının üstesinden geldiği ve mesane rahatsızlıklarını azalttığı bilinen kantaron, bağırsak solucanları ve bakterilerinin de vücut dışına atılmasında…

Tam bir Akdeniz iklimi bitkisi olan lavanta, günümüzde çoğunlukla Güney Avrupa, Avustralya, Arap Yarımadası, Rusya, Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetiştiriliyor. Lavanta, 60-100 santimetre yüksekliğe kadar uzayabilen çok dallı bir bitkidir. Neredeyse her evde parfüm, oda kokusu, çay, yağ halinde bulunan lavanta yüzyıllardır farklı toplumlarda analjezik, anti bakteriyel, anti fungal, antidepresan, kas spazmlarını giderici, gaz giderici, yatıştırıcı ve uyku bozukluklarını düzenleyici ve daha pek çok özelliği için kullanılan şifalı bir bitkidir. Hata lavanta özü; akne, sivilce, egzama gibi çok sayıda farklı cilt rahatsızlıklarının tedavisinde de tarih boyunca kullanılmıştır. Hindistan ve Tibet’te psikolojik sorunların tedavisinde kullanılan lavanta, eski Mısır’da ise mumyalama işleminde kullanılmıştır. Lavantanın o koklamaya doyamadığımız hoş aroması mor, mavi-mor renkli çiçeklerinin içinde bulunan yağdan geliyor. İşte lavanta kokulu ürünler de bu yapraklardan elde edilen öz ile hazırlanıyor. Lavanta; kozmetik ve tıp dünyasında çok farklı amaçlarla kullanılsa da, geleneksel olarak parfüm yapımında, bahçe bitkisi ve dekoratif amaçlı olarak kullanılan bir…

Tüketimi yüzyıllar öncesine dayanan ıhlamur, tilia ya da lime cinsi ağaç türlerinden bir bitkidir. Sinirleri yatıştırmak, stresten kurtulmak ve anksiyete ile başa çıkmak için insanların doğal tedavi edicilerinden birisi ıhlamurdur. Ihlamurun çiçekleri ve yaprakları genellikle birlikte toplanır, kurutulur ve özellikle kışın çay olarak demlenir. Daha çok sinirsel sistemin düzenlenmesi, yatıştırılması için tüketilen ıhlamur, aynı zamanda bağışıklık sitemi ve sindirim sistemini de güçlendirir. Kış aylarında sıkça yaşanan solunum yolları hastalıklarını hem önlemek hem de tedavi etmek için tüketilen ıhlamur, soğuk algınlığı, öksürük, boğaz kurumasına da iyi gelir. Ihlamurun içerikleri ve şifa verdiği alanlar konusunda yapılan bilimsel araştırmalar devam etmekle birlikte, çiçeklerinin yüksek miktarda antioksidan içerdiği bilinmektedir. Bununla birlikte ıhlamur çiçeklerinin şeker, gallik asit ve organik asit barındırdığı tespit edilmiştir. Ihlamurun faydaları Faydalı, besleyici, sakinleştirici bir çay içmek isteyenler için ıhlamur çayı gayet ideal bir çaydır. İçeriğinde pek çok vitamin, antioksidan flavonoidler, yatıştırıcı müsilaj, tanen ve uçucu yağlar bulunmaktadır. Ihlamurun, geleneksel kullanımındaki en temel amaç endişe…