Category

Çaylar

Category

Kırmızımsı hibiskus bitkisinin kurutulmuş kısımlarından yapılan yoğun çay, renk olarak koyu kırmızıdır. Kızılcık benzeri, tatlı ve lezzet verici aynı zamanda mayhoş bir tadı vardır ve sıcak veya buzlu olarak tüketilebilir. Peki ya hibiskus çayı içmenin insanlara herhangi bir sağlık yararı var mı? Çoğu kişi, cazibeli bitkinin güzel çiçekleriyle (Hibiscus Sabdariffa) tanışıktır. Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya kökenlidir ancak şimdi birçok tropikal ve subtropikal iklimlerde de yetişiyor. Dünyadaki insanlar bitkinin çeşitli kısımlarını yiyecek ve ilaç olarak kullanıyorlar. Kan Basıncını Düşürür Özellikle hipertansiyona yakalanma riskiniz varsa, kan basıncını düşüren gıdalar tüketmeniz gerekir. Hibiskus çayı bu listedeki parlak gıdalardan biridir. Bazı çalışmalar, yüksek tansiyon riskini artıran belirli sağlık koşullarına sahip hastalarda bile kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğünü bulmuştur. Arizona Üniversitesi tarafından 2013 yılında yapılan bir araştırma, hibiskus çayının, aşırı derecede yüksek dozlar hariç, herhangi bir bildirilen yan etkisine rastlanmadan hipertansiyon için normal tedavi olarak; 10 veya daha fazla ülkede kullanıldığını keşfetti. Araştırmacılar,…

Bağırsaklarınızı temizlemek ya da kabızlığı gidermek için etkili bir ilaç arıyorsanız, o halde sinameki, büyük yardımcınız olacaktır. Adını daha önce duymamış olabilirsiniz fakat sinameki nadir bulunan ve oldukça faydalı bir bitkidir. Sağlık, cilt ve saçlar için çeşitli faydalarına geçmeden önce, öncelikle bu faydalı bitkinin ne olduğunu anlayalım. Sinameki Hakkında Bilgi Sinameki, tropikal bölgelerde yetişen, geniş yapraklı bir bitki ailesi olan Fabaceae’ye aittir. Sarı, beyaz ve pembe çiçekleri vardır. Asyada, çoğunlukla Hindistan ve Çin’in ılıman bölgelerinde bulunur. Sinamekinin yaprakları, çiçekleri ve meyvelerinin özleri, yüzyıllardır alternatif tıpta müshil olarak kullanılmaktadır. Bu bitki ayrıca, şişkinliği giderme ve kilo vermede kullanılan çeşitli bitki çayları arasında da yer almaktadır. Sinameki; Ex lax, Fletcher’s Castoria ve Senokot gibi ticari isimler altında birçok müshil ilacında kullanılmaktadır. Yan etkileri arasında karın krampları, uzun süreli kullanıma bağlı olarak da ani kilo kaybına neden olabilir. Temizleyici bir bitki olarak kabul edilir. Bunlara ek olarak yaprakları macun haline getirilerek,…

Özellikle köylerde, kırsal kesimlerde sıkça rastlanan ağaçlardan birisidir ıhlamur. Yapraklarının ve çiçeklerinin mis gibi kokusu yanından geçerken bile mest etmeye yetiyor. Ortalama 25-50 metre uzunlukta olan ıhlamur ağaçları pek çok çetin doğa koşuluna uyum sağlayabildiği için ülkemizin ve dünyanın pek çok yerinde kolaylıkla yetişiyor. Hem hoş kokusu hem de çiçeklerinin çok sayıda sağlık sorununu önleyici özelliği olmasından dolayı evlerin bahçelerinde ve sokak aralarında çokça yetiştirilmektedir. Mevsimlerden kış olunca ise hemen her evde ıhlamur çayı demleyip mevsimsel hastalıklardan korunmak bizim için sıradan bir durumdur. Özellikle kış aylarında bal ve limon ile karıştırılarak içilen ıhlamur çayı hastalıkları önleyici, var olanları da tedavi edici etki gösterir. Kalsiyum açısından zengin bir besin kaynağı olduğu bilinen ıhlamur, bir yandan da önemli bir A vitamini deposudur. Bunların yanında B6 vitamini, tanen ve glikoz da içermektedir. İşte tüm bunlardan dolayı ıhlamur mutfaklardaki yerini alır. Daha çok kış aylarında soğuk algınlığına neden olan hastalıklara yakalanmamak için ya da bu hastalıkları tedavi etmek için tüketiliyor. Çünkü özellikle…

Malumunuz, sonbahar geldi, havalar serinlemeye başladı. Hal böyle olunca da soğuk algınlığı, grip, nezle derken boğaz ağrısıyla geçen aylar da başlamış oluyor. Gündüz bir şeyler yiyip içerken, akşam yatarken çok da bir şey yokken nasıl oluyor da sabahları dayanılmaz boğaz ağrısıyla uyanıyoruz ve en az öğleye kadar bu ağrıdan konuşmakta bile zorlanıyoruz. Hatta enfeksiyon kaynaklı bir durumsa bazen günlerce boğaz ağrısı çekebiliyoruz. En küçük bir ağrıda, sızı da doktora gidip antibiyotik almak da aslında bir çözüm değil. Çünkü artık bir rutin haline gelen kışın kullandığımız antibiyotiklerin iç organlarımıza ve bağışıklık sistemimize de zarar verdiğini biliyoruz. O zaman öncelikle boğaz ağrısı neden olur, sonrada boğaz ağrısını hangi bitkisel, doğal reçetelerle geçirebiliriz diye bir bakalım. Boğaz ağrısı neden olur? Boğaz ağrısına sebep olan temel etkenler genellikle virüsler ve bakterilerdir. Ancak larenjite, akut larengotrakeit, sinüzit, allerjik rinit, reflü, akciğer enfeksiyonları ve tümörler de boğaz ağrısının nedenleri arasındadır. Boğaz ağrısı buna sebep olan enfeksiyon…

Yasemin, çok güzel kokulu bir çiçek ve bitkidir. Tropik bölgelerde, iklimlerde yetişen yasemin çiçeğinin, çok hoş kokulu ve şifalı çayı hazırlanmaktadır. Beyaz çay, siyah çay, yeşil çay ve oolong çayı şeklinde demlenebilen yasemin çayı, yüksek oranda antioksidan barındırması nedeniyle yasemin çayı sağlığa oldukça faydalı bir çaydır. Yapılan araştırmalar yasemin çayının; kalp krizi riskini azaltabildiğini, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve diyabeti önleyebildiğini göstermektedir. Özellikle akşamları tüketilen yasemin çayının, stresi azaltmaya yardımcı olduğu ve aynı zamanda kanseri önleyebildiği biliniyor. Ayrıca yasemin çayı; sindirim sisteminin fonksiyonlarını güçlendirdiği, kötü kolesterol değerini düşürdüğü, vücuttaki zararlı bakterileri ortadan kaldırdığı ve kronik iltihap sonucu oluşan kas ağlarını hafiflettiği için de sıklıkla önerilmekte ve tercih edilmektedir. Peki, neden yasemin çayı bu kadar çok sağlık sorununda önleyici ve tedavi edici rol üstleniyor? Çünkü yasemin çayı; oldukça faydalı olan besin elementlerini, sayısız vitamini, minerali, kateşin ve epikateşin gibi vücudumuzda nadir bulunan oldukça faydalı antioksidanları içermektedir. Hal böyle olunca da yasemin çayı…

Rezene; Hindistan, Çin ve Ortadoğu’da çok eski tarihlerden itibaren bilinen ve bitkisel ilaç olarak kullanılan bir bitkidir. Rezenenin yapraklarının kurtularak çay şeklinde demlenmesiyle elde edilen rezene çayı, pek çok sağlık sorununa doğal çare olarak tüketilmektedir. Rezenenin meyan köküne benzer bir tadı ve kokusu, şifa veren özellikleri vardır. Rezene bitkisi; potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor bakımından oldukça zengindir. Ayrıca içeriğinde A ve C vitaminleri bulunan rezenenin yaprakları çay olarak demlenirken tohumları da pek çok hastalığa şifa oluyor. Rezene kurutularak saklanabilen bir bitki olduğu için tüm yıl boyunca tüketilebilmektedir. Vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından zengin olduğu için rezene tohumu ve çayının tüketimi de yaygındır. Bu tüketim hem mutfaklarda hem de tıp alanında yaygındır. Çünkü rezene bitkisi; Solunum yolu hastalıklarında nefes açıcı sprey gibi işlev göstermekte, Saç sağlığını desteklemekte, Tırnakları güçlendirmekte, Kaliteli bir antioksidan özelliği bulunmakta, Balgam söktürücü etkisi göstermekte, Gaz giderici olarak çalışmakta, Bağırsak fonksiyonlarını hızlandırmakta, Gözlerdeki mikropların öldürülmesine ve daha…

Ülkemizde sıcak olarak en fazla tüketilen içecekler çay ve kahvedir. Ancak iş faydalı, şifalı bir sıcak içeceğe geldiğinde aklımıza ilk olarak yeşil çay ardından da papatya çayı geliyor. Mevsim ilkbahar olunca çayırlarda, yol kenarlarında, kırsal yerlerde papatyalar doğal olarak yetişiyor. Belli belirsiz hoş bir kokusu olan papatyalar, sarı- beyaz görüntüsüyle çok sevilirler. Bir de nelere faydalı olduğu bilindiğinden kim bir yerlerde papatya görse toplayıp kurutuyor ya da satın almak için aktarların yolunu tutuyor. Çünkü özellikle soğuk havalarda, kış aylarında papatya çayının bağışıklık sistemini güçlendirici, sindirim sistemi rahatsızlıklarını önleyici, sinirleri yatıştırıcı özellikleri bilindiğinden herkes evinde papatya çayı demliyor. Papatya çayının kişiyi hem fiziksel hem de zihinsel olarak rahatlatması, ağrı ve krampları dindirmesi onu çok değerli bir bitki haline getiriyor. Papatya çayı hazırlanışı Mevsiminde topladığınız papatya çiçeklerini kurutup bez bir torba içinde uzun süre saklamak mümkündür. Böyle bir imkanı olmayanlar da hazır kurutulup paketlenmiş papatyaları aktarlardan ya da doğal ürünler satan marketlerden…

Otsu, çalımsı bir bitki olan adaçayı, Anadolu’da hemen her kısal yörede doğal olarak yetişmektedir. Çoğu yörelerde bir ıhlamur kadar değer görmese de aslında bilimsel araştırmalar, adaçayının faydalarını gözler önüne sermektedir. Özellikle adaçayının, 2001 yılında Uluslararası Bitki Derneği tarafından ‘Yılın Bitkisi’ seçilmesi kesinlikle dikkatleri bu bitkiye yönlendirmiştir. Tüm dünyada yaygın bir tüketilen adaçayı bitkisinin yaprakları, kurutulur, çay olarak demlenir ve her mevsim tüketilir. Bir de adaçayı bitkisi bazı et yemeklerine eklendiğinde gayet yumuşak ve hoş bir tat ve koku katar. Ülkemizde daha çok çay olarak tüketimi yaygın olan adaçayı bitkisi, genellikle ılıman iklimlerde doğal olarak yetişmektedir. Bu bakımdan ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde hemen her yerde adaçayı görmek mümkündür. Ancak karasal iklimin hüküm sürdüğü, kışları don olaylarının sık yaşandığı bölgelerde, soğuk yerlerde adaçayı bitkisi doğal olarak yetişmez, yetişmesi için etrafı diğer ağaçlarla kapatılır. Adaçayı; kışın soğuk algınlığından korur, mevsimsel hastalıkları önler, sinir ve sindirim sistemlerinin fonksiyonlarını güçlendirir ve daha pek çok…

Nane ile aynı bitki ailesinden gelen melisa bitkisi, mis kokusu ve sakinleştirici etkisiyle tanınmaktadır. Limona benzer bir kokuya sahip olan küçük bembeyaz çiçekleri olan melisa bitkisi, Güney Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz kıyılarında yabani olarak yetişen şifalı bir bitkidir. Melisa; Orta Çağ’da Romalılar, Yunanlılar, İngilizler tarafından ruhsal rahatsızlıkların tedavisi için yaygın olarak kullanılmıştır. Kısa süre sonrasında ise melisa bitkisi Avrupa kıtasında da popüler hale gelmiştir. Melisa bitkisinden elde edilen melisa çayı; özellikle stres ve kaygıyı azaltmak, uyku düzenini sağlamak, uykuya dalmayı kolaylaştırmak, iştah açmak için kullanılır. Ülkemizde nane balsamı, mavi balsam, bal bitkisi, oğulotu ve tatlı balsam gibi farklı adlarla anılan melisa; kırsal bölgelerde çok eski çağlardan beri, böcek ısırmalarını tedavi etmek için de kullanılıyor. Vitamin, mineral ve antioksidanlar bakımından zengin olan melisa otu, pek çok hastalık için şifa kaynağıdır. Melisa bitkisinde; B1, B2 ve C vitaminleri; karotenoidler; sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, krom, selenyum, bakır ve çinko elementleri…

Mutfaklarda genellikle baharat olarak kullanılan biberiye, çay olarak demlenerek de tüketilmektedir. Daha çok Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan biberiyenin faydaları öğrenildikçe tüm dünyada tüketimi de artmıştır. Çorbalara, yemeklere ve kozmetik ürünlere güzel koku verir, aynı zamanda bazı sağlık sorunlarına da şifa olur. Biberiye aslında yaprak dökmeyen küçük bir ağaca benzerken, kokusu da çam ağacının kokusunu andırır. Bundan dolayı özellikle de pek hoş kokulu olamayan balık ve et yemeklerine koku vermesi için de tercih edilir. En çok hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlarına çare olduğu bilinen biberiye, hafızayı da güçlendirici etkiye sahiptir. Bu bitkiden elde edilen biberiye çayı da genel olarak; Hafızayı geliştirir. Kas ağrılarını ve spazmları hafifletir. Saçların daha sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Sindirim, dolaşım ve sinir sisteminin fonksiyonlarını destekler. Antioksidan içeriği sayesinde pek çok rahatsızlığı önler. Konsantrasyonu yükseltir. Hazımsızlığı ve kabızlığı giderir. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Kan dolaşımını hızlandırır. Beyin ve kalp gibi hayati…