Category

Ne iyi gelir?

Category

Yüksek kolesterol, tıbbi olarak hiperkolesterolemi olarak bilinir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre, yetişkinlerin üçte birinden fazlası yüksek kolesterole sahiptir. Bu, kalp hastalığı ve kalp krizi de dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalık riskini artırır. Kolesterol üç kategoriye ayrılır: Kötü kolesterol (LDL), iyi kolesterol ​​(HDL) ve genel kolesterol(VLDL). HDL sağlığınız için yararlıyken; LDL ve VLDL sağlığınız için zararlıdır. Her yaştan, etnik gruptan ve cinsiyetten insanların yüksek kolesterolü olabilir. Sigara, obezite, bel çevresinin kalınlığı, kötü beslenme, egzersiz eksikliği, hipotiroidizm ve diyabet gibi bazı faktörler sizi, daha yüksek risk altına sokar. Bu faktörlerin çoğu sizin kontrolünüzdedir. Genetik, kontrolünüzün ötesinde bir risk faktörüdür. Yüksek kolesterol herhangi bir semptom göstermediğinden kolesterol seviyenizi zaman zaman kontrol ettirmeniz gerekir. Bir lipit panel testi, toplam LDL ve HDL kolesterolü ve trigliseritleri ölçer. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), aşağıdaki kan kolesterol seviyelerini sağlıklı olarak tanımlamaktadır: Total kolesterol: 200 mg / dL’den daha az LDL kolesterol: 100…

Hiç kimse erken yaşta kırışıklık ile uğraşmak istemez. Kırışıklık, cildinizin esnekliğini yitirmesi sonucu oluşur, ki bu genellikle yaşlanma süreciyle ilişkilidir. Yüz ve boyunda yaygın olsa da, ellerinizde de kırışıklık oluşabilir. Doğal yaşlanma sürecinin yanı sıra, eldeki kırışıklıklar aşırı güneşe maruz kalma, aşırı bronzlaşma, çevre kirliliği, sigara, dehidrasyon, beslenme yetersizliği, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar ve genetik faktörler olabilir. Ellerde kırışıklık, nadir görülen bir problem değildir. Ancak, kırışıklıktan kalıcı olarak kurtulmak istiyorsanız, düzenli bir cilt bakım rutini uygulamalısınız. Ellerinizi pürüzsüz ve kırışıksız hale getirebilecek bazı basit ve etkili doğal yöntemler kullanabilirsiniz. Zeytinyağı Zeytinyağı her mutfağın göz bebeği, ancak bu sağlıklı yağ aynı zamanda ellerinizi pürüzsüz tutmanıza da yardımcı olabilir. Bu yağ cildinizi besler ve esansiyel yağlar ile birlikte E vitamini içeriği, kırışıklıkları azaltmak için kolajen üretimini teşvik etmeye yardımcı olur. Ayrıca, erken yaşlanma belirtilerini önlemek için cildi sıkılaştırabilir. American College of Nutrition Dergisi’nde yayınlanan bir 2001 çalışması, çeşitli etnik kökenden gelen…

Tıbbi olarak “epistaksis” olarak bilinen burun kanaması çok yaygın bir sorundur. Burnun içi, minik kan damarlarıyla doludur ve vücudun en hassas kısımlarından biridir. Bu damarlar rahatsız olduğunda, burun deliğinden veya bazen her iki burun deliğinden de kan akmaya başlar. Kanama hafif veya ağır olabilir ve birkaç saniyeden 10 dakikaya kadar sürebilir. Zaman zaman, baş dönmesi, güçsüzlük, kafa karışıklığı ve bayılma gibi belirtiler burun kanamasına eşlik edebilir. Herkes burun kanaması yaşayabilir, ancak en çok 2-10 yaş arası çocuklarda ve 50 ila 80 yaşlar arasındaki yetişkinlerde görülür. Birtakım sebeplerden dolayı olabilir. Burun zarlarını kurutan hava kuruluğu, en yaygın nedenidir. Diğer nedenleri, burundan sık nefes alma, kimyasal irritanlara maruz kalma, alerjik reaksiyonlar, burun yaralanması, tekrarlayan hapşırmalar, aşırı ısı, yüksek irtifa, sert kaşıma, çok burun çekme, aşırı alkol kullanımı, aşırı sigara içmek ve büyük dozlarda aspirin kullanmak olabilir. Burun kanaması ayrıca besin eksiklikleri, hamilelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler, üst solunum yolu enfeksiyonları,…

Boyun düzleşmesi günümüzde yaygın görülen bir sorundur. Sık sık garip bir pozisyonda uyumak, uzun süre bilgisayar başında oturmak, kötü duruş nedeniyle kasları zorlamak veya omuzlara çok fazla baskı yapan ağır yükler taşımaktan dolayı zamanla oluşur. Diğer nedenler arasında boyun kaslarında gerginlik yaratan sinir ve stres, boynu etkileyen travma veya yaralanma yer alır. Başlıca semptomlar, özellikle uzun süre sabit durduktan sonra ağrı ve boynu hareket ettirmede zorluktur. Bazen, boyun düzleşmesi baş ağrısına, omuz ağrısına veya kol ağrısına neden olabilir. Genellikle ciddi bir tıbbi problemi işaret etmez, ancak günlük aktivitelerinizi engelleyebilir ve uyumayı zorlaştırabilir. Uyku eksikliği, işleri daha da kötüleştirebilir. Boyun düzleşmesi nedeniyle hissedilen ağrıyı ve sertleşmeyi hafifletmek için bazı basit yaşam tarzı değişiklikleri ve doğal yöntemler kullanabilirsiniz. Masaj Masaj, boyun düzleşmesi için iyi bir yöntemdir. Nazik bir masaj, kan dolaşımını artırırken kasları gevşetmeye yardımcı olacaktır. Bu da ağrıyı azaltmaya yardımcı olacaktır. Dahası, daha iyi uyumanızı sağlar. Kaslarınızı rahatlatmak…

Kırışıklıklar, doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olarak, cildin bağ dokusu; içerisindeki elastin, kolajen ve elastin üreten fibroblastlarda meydana gelen değişikliklere bağlı olarak zayıflar ve kırılır.Erken yaşta meydana gelen kırışıklıklar; güneş ışığına veya kötü şartlara maruz kalmak, sigara, belirli ilaçların kullanımı, aşırı stres, ani kilo kaybı, E vitamini eksikliği ve genetik yatkınlık gibi faktörlerden de kaynaklanabilir. Kırışıklıkların azaltılmasına ve yenilerinin oluşmasını engellemeye yardımcı olacak birçok doğal yöntem vardır. Zeytinyağı Zeytinyağı cildiniz için mükemmel bir masaj yağıdır. Cilde zarar veren serbest radikallerle savaşan A ve E vitamini gibi yararlı antioksidanlar içerir. Etkilenen cilt bölgesine, düzenli olarak zeytinyağı ile masaj yapmak; cilt hücrelerini nemlendirir, onarır ve hatta yeniler. Yağ cildin derinliklerine nüfuz ettiğinden, uzun süreli koruma sağlar ve nemlendirir. Diğer bir seçenek ise; birkaç damla bal, birkaç damla zeytinyağı ve gliserin ile bir macun hazırlamak ve karışım ile cildinize günde iki kez masaj yapmaktır. Bu, ölü hücreleri ortadan kaldıracak ve cildi sıkılaştırmaya…

Kadınların yaklaşık % 75’i her ay en az bir kez adet adet öncesi sendromu (PMS) belirtileri yaşamaktadır. 20’li yaşların sonları ile 40’lı yaşların ortaları arasında daha yaygın görülür. Kesin neden açık değildir, ancak adet döneminizden önceki hafta boyunca değişen hormon seviyeleri ile ilişkilidir. Kötü beslenme, stres, yüksek vücut kitle indeksi, çevresel toksinler ve kalıtsal faktörler gibi şeyler de bu soruna katkıda bulunur. Adet öncesi sendromu (PMS), şişkinlik, ödem, baş ağrıları, kramplar, ruh hali değişiklikleri, sinirlilik, gıda istekleri, mide rahatsızlıkları, kabızlık, akne, meme hassasiyeti ve yorgunluk gibi çok çeşitli semptomlarla kendini gösterir. Adet öncesi sendromu için gerçek bir tedavi olmamasına rağmen, bazı doğal ve kolay evde tedavi yöntemlerini uygulayabilirsiniz ve bu sorunu azaltmak için birkaç sağlıklı alışkanlık edinebilirsiniz. Semptomlarınız çok şiddetliyse ve günlük aktivitelerinizi yapmanızı engelliyorsa, doktorunuza danışın. Şiddetli adet öncesi sendromu, adet öncesi disforik bozukluk (PMDD) olarak adlandırılır. Zencefil Zencefil, adet öncesi sendromu ve düzensiz adet kanaması dahil olmak…

Diz ağrısı, diz ekleminin sürekli aşınması ve yıpranması nedeniyle ortaya çıkan çok yaygın bir tıbbi durumdur. Yaşlı yetişkinler, genç yetişkinler ve hatta çocuklarda görülebilir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Diz ağrısının tam yeri değişebilir. Ağrı, diz eklemi (femur, tibia ve fibula), diz kapağı (patella) ve kıkırdak (menisküs) olmak üzere, kemik yapılarının herhangi birinden kaynaklanabilir. Diz ağrısı, belli bölgelerde olabilir veya tüm dize yayılabilir. Ayrıca, ağrının şiddeti değişebilir. Dizlerde ağrı; zayıflamış kemik yapısından ve yaşlanmaya bağlı yıpranmadan kaynaklanabilir. Diğer yaygın nedenler arasında kırıklar, bağ yaralanmaları, menisküs yaralanmaları, diz eklemi çıkığı ve eklemde artrit, lupus ve diğer kronik rahatsızlıklara bağlı sertlik yer alır. Ağrıya ek olarak, dizde sertlik, belirgin şişlik, kızarıklık, etkilenen bacakta uyuşma ve yürümede veya ayakta durmada zorluk gibi belirtileriniz de olabilir. Aşağıdaki yöntemler, hafif ve orta dereceli ağrılar için yararlı olabilir. Ayrıca, yaşlanma ve artrit gibi rahatsızlıklarla ilişkili diz ağrısında etki eder. Fakat, uygun tanı ve tedavi…

Burun akıntısı çok yaygın ve can sıkıcı bir sorundur. Sinüs ve nazal pasajlarda, mukus arttığında oluşur. Mukus artışı, vücudun soğuk algınlığı veya grip virüslerini, tahriş edicileri ve alerjenleri temizleme yoludur. Burun akıntısının en yaygın nedenlerinden bazıları, soğuk algınlığı, alerjik reaksiyon, sinüs enfeksiyonu ve hava koşullarında gerçekleşen ani bir değişikliktir. Zamanında tedavi edilmezse öksürüğe, ateşlenmeye, baş ağrısına ve diğer sorunlara yol açabilir. Burun akıntısı için reçetesiz satılan birçok ilaç vardır, ancak genellikle uyuşukluk gibi hoş olmayan yan etkileri bulunmaktadır. Birçok basit ve doğal yöntem ile herhangi bir yan etki olmaksızın anında rahatlama sağlayabilirsiniz. Tuzlu Su Tuzlu su, burun akıntısına bağlı tahrişi hafifletmek için çok etkilidir. Tuzlu su, mukus kıvamının incelmesine yardımcı olur ve bu sayede daha kolay ve daha rahat bir şekilde atılabilir. Ayrıca, solunum yolundaki tahriş edici maddeleri de temizleyecektir. Bir bardak ılık suya, yarım çay kaşığı sofra tuzu atın ve karıştırın. Bir damlalık kullanarak, kafanızı geriye…

Bademcik iltihabı, boğazın her iki tarafında bulunan lenf düğümlerini etkiler. Çocuklarda çok sık görülür, ancak yetişkinlerde de olabilir. Tonsillit, viral bir enfeksiyonun sonucu olarak veya bazen bademciklerin genişlemesine neden olan bakteriyel bir enfeksiyondan dolayı meydana gelir. Durum hafif, orta ve şiddetli derecelerde olabilir. Bademcik iltihabının yaygın semptomları arasında boğaz ağrısı, ateş, bademcik şişmesi, yutma güçlüğü, burun akıntısı, baş ağrısı, kötü nefes, öksürme ve hapşırma bulunur. Çok bulaşıcı bir hastalık olan bademcik iltihabı bir kişiden diğerine çok hızlı bir şekilde yayılır. Bakteriler veya virüsler havadaki damlacıklar yoluyla öksürme, hapşırma veya sosyal temas yoluyla bulaşır. Bu yüzden hemen tedavi etmeniz gerekir. Tonsillit için birçok ilaç vardır. Ancak, evde doğal yöntemler kullanarak da tedavi edebilirsiniz. Doğal yöntemler semptomları yönetmeye ve enfeksiyonla mücadele etmeye yardımcı olacaktır. Tuzlu Su En iyi ve en yaygın yöntem sıcak tuzlu su ile gargara yapmaktır. Sıcak su sakinleştirici bir etkiye sahiptir ve tuz, virüs veya bakterileri öldürmeye yardımcı…

Mide ülseri, midenin iç tabakasında gelişen bir yara veya lezyondur. Ayrıca bağırsağın üst kısmında da ortaya çıkabilir. Amerikan Gastroenteroloji Derneği’ne göre, yaklaşık dört milyon insanın mide ülseri vardır ve her 10 kişiden biri yaşamları boyunca en az bir kez ülser sorunuyla uğraşmaktadır. Mide ülseri, mide veya bağırsak florası, mide asidi tarafından tahriş edildiği zaman ortaya çıkar. Bu, Helicobacter pylori (H. pylori) bakterisi, nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların (NSAID) aşırı kullanımı, aşırı alkol, radyasyon terapisi, yanıklar ve fiziksel yaralanmalar gibi birçok faktöre bağlı olabilir. Mide ülserinin en sık görülen semptomu, göğsünüz ve göbek deliği arasındaki bölgede yanma hissi veya ağrıdır. Ağrı, ülserin şiddetine bağlı olarak birkaç dakika ila birkaç saat sürebilir. Diğer belirtiler arasında iştahsızlık, şişkinlik, mide ekşimesi, hazımsızlık, geğirme, mide bulantısı, kusma ve kilo kaybı sayılabilir. Her yaştaki insan mide ülseri yaşayabilir ve kadınlar erkeklerden daha sık etkilenir. Hemen tedavi edilmelidir yoksa ülser kötüleşebilir. Neyse ki, evde kolayca kullanabileceğiniz…