Category

Ne iyi gelir?

Category

Bağırsak enfeksiyonu, bakteriler bağırsağınızda enfeksiyona neden olduğunda oluşur. Bu, midenizde ve bağırsaklarda iltihaba neden olur. Ayrıca kusma, ciddi karın krampları ve ishal gibi belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Bağırsak enfeksiyonuna virüsler de neden olabilir, bakteriler de. Bazı insanlar bu enfeksiyonu “gıda zehirlenmesi” olarak adlandırıyor. Bağırsak enfeksiyonu zayıf hijyenik koşullar sonucu oluşabilir. Enfeksiyon, hayvanlarla yakın temastan sonra veya bakteriler (veya bakterilerin ürettiği zehirli maddeler) ile kirlenmiş gıda veya su tükettikten sonra da oluşabilir. Bağırsak Enfeksiyonu Belirtileri Bağırsak enfeksiyonunun belirtileri, enfeksiyona neden olan bakterilere bağlı olarak değişir. Belirtiler aşağıdakileri içerebilir: İştah kaybı Mide bulantısı ve kusma İshal Karın ağrısı ve krampları Dışkıda kan Yüksek ateş Belirtiler 3 gün içinde geçmiyorsa doktora gitmeniz gerekir. 3 aydan büyük bir çocuk, 12 saat boyunca kusmaya devam ederse, bir doktora götürün. 3 aydan daha küçük bir bebekte ishal ya da kusma varsa, derhal doktora götürülmelidir.   Bağırsak Enfeksiyonu Tedavisi Vücudu sulu tutmak ve komplikasyonları önlemek önlemek…

Hiç şüphe yok ki, aşırı yemek yeme ve bu aşırı kilolu veya obez olma durumu giderek daha fazla insanı etkiliyor, günümüzde sağlık alanında en karmaşık ve zorlayıcı konulardan biridir. Besin eksikliği, diyette lif veya sağlıklı yağ eksikliği, yorgunluk veya yüksek miktarda duygusal stres gibi birçok neden hep aç olduğunuzu hissetmenize neden olur. Bununla birlikte, hep böyle gitmesi gerektiği anlamına gerekmez. Doğal iştah kesiciler tokluk elde etmenize yardımcı olur ve aşırı yemeyi önler ayrıca diyet haplarının tehlikeleri olmadan kilo vermenize yardımcı olabilirler. İştah Kesilmesi Nasıl Olur? İştah kesiciler aşırı yememenize yardımcı olan bütün gıdalardır. Doğal iştah bastırıcılar; ticari kilo kaybı hapları ile benzerlik göstermekle birlikte bazı önemli farklılıkları olabilir. Özellikle obezite veya duygusal yeme ile ilgili sorunların bazılarında kısmen ghrelin ve leptin gibi “açlık hormonları” düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilirler. Ghrelin ve leptin, son zamanlarda ne yediğinize bağlı olarak; ruh haliniz, stres seviyeniz, uyku, genetik, güncel kilo ve iltihaplanma seviyesine bağlı…

Topuk çatlakları rahatsızlık verebilir, ağrıya neden olabilen ortak bir ayak sorunudur. Aşırı kuru ciltten kaynaklanır ve kalınlaşmış cildin yanı sıra, topuk kenarında sarı veya kahverengi sertleşmeler de duruma eşlik eder. Topuk çatlaklarının tek problemi genellikle görünümleridir. Bununla birlikte, bazı durumlarda çatlaklar enfekte olursa durum şiddetlenebilir. Ulusal Ayak Sağlığı Değerlendirmesi 2012’ye göre, yetişkinlerin %20’si ayaklarında topuk çatlağı yaşıyor. Kadınlarda durum %50 oranındadır ve erkeklerden daha çok çatlak sıkıntısı yaşadıklarını bildirmişlerdir. Topuktaki çatlaklar derinse, acı verebilir, bir kişi ayağa kalktıktan sonra acıyabilir ve bazen kanama da görülebilir. Ayağın herhangi bir bölgesinde acı, kızarıklık, şişme ya da şiddetli ağrı yaşarlarsa ve bu durum birkaç günden daha uzun sürerse doktora görünmek akıllıca olacaktır. Topuk Çatlağının Doğal Tedavisi Nasıl Olmalıdır? Kremler, losyonlar ve merhemler şeklinde nemlendirici bakımlar cildin nemini korumaya yardımcı olabilir. Bu cildin kurumasını ve çatlamasını engelleyebilir. Nemlendirici tedaviler, zaten yıpranmış cildi düzeltmeye yardımcı olabilir. Hafif çatlaklı durumlarda, günde iki veya…

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen Osteoporoz, kemiklerin kalitesinin ve yoğunluğunun hızla azaldığı bir hastalıktır. Bu tıbbi durumda, kemikler daha kırılgan hale gelir ve kırılma şansı gayet yüksektir. Kemikler zayıflar, çünkü hızla yoğunluğunu kaybederler. 40 yaş üstü Asya kökenli ve Beyaz kadınlar, osteoporoz gelişimi açısından daha büyük risk altındadır. Osteoporoz için çeşitli diğer risk faktörleri, kişisel aile öyküsü, vücut tipi ve cinsiyeti içerir. Yoga, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan osteoporozla ilgili vücut ağrılarını gidermek için etkili bir yoldur. Balık Balık zengin bir kalsiyum kaynağıdır ve mükemmel bir osteoporoz diyeti balık içermelidir. Kalsiyum açısından zengin balıkların başında sardalya ve konserve somon vardır. Balık kemikleri, kalsiyumun en büyük kaynaklarından biridir. Kemiklerin sağlıklı ve güçlü kalmasına yardımcı olan kalsiyum, kemik sağlığı için önemlidir. Kalsiyum, kemik kütlesi düzeylerini korumak için önemlidir ve vücudun yapısını korumaya yardımcı olur. Çeşitli vejetaryen kalsiyum kaynakları, portakal, susam tohumu, badem, lahana, Kara Çember Pekmezleri ve beyaz fasulye sayılabilir. Yoğurt…

Tıbbi olarak oligomenore diye bilinen adet düzensizliği kadınlar arasında yaygın bir sorundur. Genellikle 35 günden fazla aralıklarla ya da seyrek dönemlerle ilgilidir. Normal menstrüel döngü 21 ila 35 gün arasındadır. Menstrüel kanama genellikle 2 ila 7 gün sürer. Kadınların normalde yılda 11 ila 13 periyodu vardır, ancak oligomenore kadınlar 6 veya 7 kanamadan daha az dönem geçirirler. Düzensiz adet dönemleri, dönemlerinizin her biri arasındaki süre değişiklikleri, dönemlerinizin son gün sayısı ve olağandışı bir kan kaybı (normalden daha az veya daha fazla) ile karakterizedir. Hormon dengesizliği, karaciğer hastalığı, tüberküloz, irritabl bağırsak sendromu, şeker hastalığı, doğum ya da düşük, polikistik over sendromu, aşırı kilo kaybı veya kilo artışı, anemi, menopoz, tiroit rahatsızlıkları gibi beslenme bozukluklarına, uterin anormallikler ve diğer sağlık durumlarına bağlı olarak adet düzensizliği gelişebilir. Yaşam tarzı, egzersiz artışı, sigara, alkol bağımlılığı, kafein, sık seyahat, stres, bazı ilaçlar ve doğum kontrol hapları gibi tetikleyiciler de bu soruna katkıda bulunabilir.…

Karaciğer yağlanması en basit şekliyle, karaciğer hücrelerinde biriken yağ anlamına gelir. Karaciğerde yağ olması normaldir, ancak %5 ila 10 arasında yağ olduğu zaman, bu durum karaciğer yağlanması olarak düşünülebilir. Karaciğerde yağ birikimi, iltihaplanma ve yara yaratabileceği gibi, daha fazla yaralanmaya karşı savunmasız hale getirir. Karaciğer yağlanmasının iki türü vardır: alkol bağımlılığına bağlı ve alkolden kaynaklanmayan karaciğer yağlanması. Alkol kaynaklı yağlı karaciğerin arkasındaki ana neden aşırı alkol tüketimidir. Alkolsüz yağlı karaciğerde ise, çeşitli nedenlerle karaciğerde yağ birikir. Aşırı alkol tüketiminin yanı sıra, karaciğer yağlanması için risk faktörleri; yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, obezite, Tip 2 diyabet, viral hepatit, hızlı kilo kaybı ve yetersiz beslenme içerir. Genel olarak, karaciğer yağlanması olan insanlar ilk başlarda belirtiler göstermezler. Bununla birlikte, bazı insanlarda karın rahatsızlığı, yorgunluk, iştahsızlık, genel hoşnutsuz olma hissi ve belirsiz rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu nedenle, herhangi bir tedaviye başlamadan önce doğru teşhis önemlidir. Şu anda, karaciğer yağlanması için etkili bir…

Bahse gireriz, kadınlar bu sıkıntıyı erkeklerden daha fazla yaşıyor. Maalesef bu doğru! Aft olarak da bilinen ağız yaraları aile içinde aynı anda görülebilir ve muhtemelen kalıtımsal veya yiyecekler yoluyla sık görülebilir. Ayrıca özellikle alerjik kişilerde; alerjenlerle dolu ortak bir çevresel faktörden dolayı oluşabilir. Ne yazık ki, hangi yaş aralığında olursa olsun herkes bir ağız yarası yaşayabilir. Ağız yaralarına neyin sebep olduğunu veya daha hızlı bir şekilde nasıl kurtulabileceğinizi biliyor musunuz? Tabii ki kendi doğal ilaçlarınızı yapabilirsiniz, ancak başka yollar da vardır. Okumaya devam edin, yazımızda ağız yaralarına neyin iyi geldiğini bulacaksınız. Ağız Yarası Olarak Bilinen “Aft” Nedir? Bir ağız yarası, yanaklarda veya dudaklarınızın yumuşak dokularında, dilinizin altında veya diş etlerinizin tabanında gelişebilen küçük, sivilce benzeri bir oluşumdur. Buna ayrıca ağız ülseri denir. En acı verici yaralar, genellikle en büyük olanlardır. Bir ağız yarası, genellikle yuvarlak veya oval, beyaz veya sarı merkezli ve kırmızı kenarlıdır. Ağzınızda, ağrı oluşmadan…

Güzel yüzündeki o çirkin izler seni çok mu rahatsız ediyor? Sivilceler, özellikle gençler için utanç verici bir problem olabilir. Bu cilt hastalığı öncelikle; androjen seviyelerinin yükselmesinden kaynaklanır. Diğer nedenler yağlı kozmetik ürünler, hamilelikte hormonal değişiklikler, kalıtım, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, stres vb. olabilir. Bu sivilceler geçebilir ancak bıraktığı yaralar yüzünüzün güzelliğini bozar. Sivilceler ve benzeri yüz lekelerinden kurtulmak için aşağıdaki doğal yöntemleri uygulayabilirsiniz. Karbonat 2 çay kaşığı karbonatı suyla karıştırarak ince bir macun hazırlayın. Hazırladığınız karışımı enfekte olmuş alana uygulayın ve birkaç dakika beklettikten sonra, yıkayın. Alternatif olarak, ayrıca 5 çorba kaşığı bal, 1 çay kaşığı toz tarçın, 2 çorba kaşığı karbonat ve yarım limon suyu karışımı uygulayabilirsiniz. Macun haline getirdiğiniz karışımı yüzünüze uygulayın ve 5 dakika sonra temizleyin. Haftada bir veya iki kez bu çareyi kullandığınızdan emin olun. Doğal olarak ölü deriyi temizleyebilir. Shea Yağı ve Hindistancevizi Yağı Kesik veya yanık gibi bir yaralanma geçirmişseniz, alanı ıslatmadan, nemli ve…

Mide yanması; esas olarak alt göğüste (göğüs kemiğinin arkasında) ve midede yanma hissi ile belirgindir. Genelde asit hazımsızlığı veya Pirozis olarak bilinir ve ağırlıklı olarak; obezite, gebelik, kafein, çikolatalar, stres, mide fıtığı, sigara, nane, mentol, alkolizm, yatmadan önce yemek yeme, asitli meyve suları, belli ilaçlar, büyük miktarda karbonhidrat içeren içecekler, kızartılmış, yağlı ve baharatlı yiyecekler tüketilmesi sonucu görülür. Boğazda iltihaplanma, reflü, göğüste sızlama, ağızda acı ya da ekşi tat, herhangi bir yutma zorluğu, eğilirken veya yatma sırasında ağrı, mide rahatsızlığı, boğazda ağrı ve mide bulantısı belirtileri vardır. Çeneden alt göğüs bölgesine kadar yanma hissi duyulur. Bazı yetişkinler ömürleri boyunca mide ekşimesi yaşarlar. Ancak reçeteli ilaçlara yönelmeden önce aşağıdaki basit ve doğal tedavileri deneyebilirsiniz. Mide Yanması Belirtileri Nelerdir? Göğüste rahatsız edici yanma hissi yaşanıyor, genellikle göğüs kemiğinin hemen arkasında ve yemek yedikten sonra Ağızda ekşi bir tat Ağrı nedeniyle uyurken veya yatarken zorlanma Ağızda kuruluk Duyarlılık ve kanama da…

Topuk dikeni; topuğun alt kısmında oluşan kemik üzerindeki kalsiyumun yer değiştirmesinden kaynaklanır; kalkaneus olarak adlandırılan topuk kemiği üzerinde küçük, kemikli çıkıntı veya küçük, düzensiz şekilli büyümelerden oluşan bir birikme olabilir. Topuk dikenleri bazen acı vericidir, nadiren topuğa bıçak saplanır gibi hissedilir ve diğer zamanlarda çoğunlukla topuk dikenin  etkisi görülmez ve yalnızca bir röntgen tarafından algılanır. Topuk dikeninin belirtileri hakkında bilgi biraz sınırlı olduğundan çoğunlukla plantar fasiit ile karıştırılır. Topuk dikeni, topuk kemiği yüzeyinde ekstra bir çıkıntının oluşması durumudur ancak plantar fasiit topuk kemiğinin iltihabıdır; topuk kemiğinden, metatars (tarak kemiği) kemiklerinin başlarına kadar uzanan kalın bir bağ dokusunun yaşadığı sorundur. Bu bağ dokusu, ayağının altındaki kemeri destekleyen bir bağ oluşturur. Plantar fasiit üzerindeki gerginlik tahrişe, şişmeye ve bağın zayıflığına yol açar; bu da topuğun altında ağrı yaratır. Öte yandan, topuk dikeni sadece röntgen ile görülebilir ve onu çevreleyen dokularda iltihap oluştuğunda ağrılıdır. Topuk dikeni, orta yaşlı erkekler ve kadınlarda…