Category

Ne iyi gelir?

Category

Bel soğukluğu, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Bakteriler nedeniyle oluşur ve genellikle üretra, gözler, boğaz, vajina, anüs ve dişi üreme yolu gibi vücudun ılık ve nemli bölgelerini enfekte eder. Hem erkekler hem de kadınlarda görülebilir. Enfeksiyon, korunmadan oral, anal veya vajinal seks yapmak yoluyla kişiden kişiye yayılır. Birden fazla cinsel partneri olan veya güvenli seks yapmayanlar, enfeksiyon riski altındadır. Bebekler, anneleri enfekte ise doğum sırasında enfekte olabilirler. Bazı insanlar hiçbir zaman bir semptom yaşamazlar. Ancak aksi halde, belirtiler genellikle zararlı bakterilere maruz kaldıktan sonra iki hafta içinde ortaya çıkar. Erkeklerde gonore semptomları, idrar yaparken yanma veya ağrı hissi, idrar sıklığında artış, puslu akıntı, penisin ucunda şişlik veya kızarıklık, testislerde şişme veya ağrının ve kalıcı bir boğaz ağrısı olabilir. Kadınlarda görülen birtakım semptomlar ise, vajinadan sulu bir akıntı, idrar yaparken ağrı veya yanma hissi, daha sık idrar yapma ihtiyacı, daha ağır adet dönemleri, boğaz ağrısı, cinsel ilişki sırasında…

İyi huylu prostat hiperplazisi (BPH) olarak da bilinen prostat büyümesi, genellikle 50 yaş ve üzerindeki erkekleri etkileyen bir hastalıktır. Bu sorun, prostat kanseri ile aynı değildir. Prostat, erkek üreme sisteminde küçük ve ceviz şeklinde kaslı bir bezdir. İdrar kesesinin hemen altında üretrayı çevreler ve sperm hareketliliğine izin verir. Yaşla birlikte, bezin hücreleri çoğalmaya başlar ve prostatta büyümeye yol açar. Nedeni bilinmemekle birlikte, yaşla birlikte erkek seks hormonlarında meydana gelen değişiklikler bir faktör olabilir. Prostat bezi büyümesi için diğer risk faktörleri diyabet, kalp hastalığı ve obezitedir. Asya erkeklerinde daha yaygındır. Prostat büyümesinin bazılarında çok hafif semptomlar vardır. Bununla birlikte, birçok erkek yaşam kalitelerini etkileyebilecek ciddi semptomlara sahiptir. Semptomlardan bazıları sık idrara çıkma, gece idrara çıkma sıklığında artış, idrar kaçırma ve mesanenin tam boşalmamasıdır. Tedavi edilmeden bırakılırsa, büyüyen prostat idrarın mesaneden dışarı akmasını engelleyerek idrar retansiyonu, idrar yolları enfeksiyonu, mesane taşı ve böbrek hasarı gibi diğer komplikasyonlara yol açabilir. İlaçlar,…

Cilt çatlağı, ten rengi olmayan ve farklı bir renk tonuyla cilt yüzeyinde görünen çizgilerdir. Çatlak izleri genellikle karın duvarında bulunur, ancak uyluk, üst kol, kalça ve göğüslerde de oluşabilir. Bazen vücudun geniş bölgelerini kapsayabilir. Gerilmelerin ardındaki temel neden gebelik olsa da, diğer nedenler ani kilo vermek ya da kilo almak, hızlı büyüme, kalıtımsal faktörler, stres ve fiziksel koşullardaki değişiklikler olabilir. Cilt üç ana katmandan oluşur: Epidermis (dış tabaka), Dermis (orta tabaka) ve Deri altı veya Hipodermik (en derin tabaka). Bağ dokusu, cildin hızlı genişlemesi veya büzülmesinden dolayı esnekliğinin gücünün ötesinde “gerildiğinde” ciltte dermis veya orta tabakada çatlaklar oluşur. Cilt gerildiği için kolajen zayıflar ve normal üretim döngüsü kesintiye uğrar ve zarar görür. Bu, cildin üst tabakasının altında ince yara izleri oluşmasına neden olur. Başlangıçta izler pembe veya kırmızı görünür, ancak zamanla cilt yüzeyinde ince, gümüş rengi çizgiler belirir ve cilt çatlağı oluşmuş olur. Bir kişi hızla büyüdüğünde veya…

Ciltte açık ya da genişlemiş gözenekler, birçok insanın karşılaştığı büyük bir sorundur ve özellikle yağlı ciltler için akne ve siyah nokta gibi sorunlara da katkıda bulunabilir. Aşırı sebum, kir ve bakterilerle birlikte gözenekler tıkanır. Siyah noktalar, gözenekleri daha görünür kılar ve daha büyük gösterir. Uzun süre güneşe maruz kalmak gözeneklerin genişlemesine katkıda bulunabilir, çünkü kolajene zarar verir ve böylece gözenek kanalları duvarının esnekliğini azaltır. Aynı şekilde, genişlemiş gözenekler, artan yaşla birlikte cilt elastikiyetini kaybettikçe daha da kötüleşir. Genetik, stres ve yetersiz cilt bakım rutini de aynı şekilde gözenek genişlemesine katkıda bulunur. Piyasada bu sorunla başa çıkmak için birçok kozmetik ürün olmasına rağmen, gözeneklerin cildinizin doğal bir parçası olduğunu ve tamamen ortadan kaldırılamayacağını unutmayın. Kozmetik alışveriş yapmadan önce, gözenek görünümünü en aza indirmek için bazı ucuz, kolay ve doğal yöntemler deneyebilirsiniz. Buz Buz, cilt sıkılaştırma etkisi nedeniyle büyük gözenekleri küçültmek için basit ve etkili bir doğal yöntemdir. Genellikle makyaj…

İltihaplanma (Enflamasyon), hasarlı hücreler veya patojenler dahil olmak üzere zararlı uyaranları ortadan kaldırmak için vücudun kullandığı bağışıklık yanıtının bir parçasıdır. Yaraları ve doku hasarını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Ancak, kontrolden çıktığında, aslında vücuda zarar verebilir. Akut veya kronik olabilir. Akut iltihap hızla başlar ve hızlı bir şekilde şiddetli hale gelir, semptomlar genellikle bir ya da iki hafta sürer. Öte yandan, kronik iltihaplanma birkaç ay ila yıllarca sürebilir. İltihap belirtileri kızarıklık, şişmiş eklemler, eklem ağrısı, eklem sertliği ve eklem fonksiyonunun kaybıdır. Enflamasyon aynı zamanda ateş, titreme, enerji kaybı, baş ağrısı, iştah kaybı ve kas sertliği gibi grip benzeri semptomlara neden olabilir. Çoğu zaman, bu belirtilerden sadece birkaçı iltihaptan dolayı oluşur. Çok çeşitli sağlık sorunları enflamasyon ile bağlantılıdır. Bunlar akne, astım, sinüzit, ateroskleroz, periodontit, çölyak hastalığı, saman nezlesi, kronik prostatit, inflamatuar bağırsak hastalıkları, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, romatoid artrit, interstisyel sistit ve hatta kanser olabilir. Sağlıklı kalmak istiyorsanız, sağlıklı bir yaşam tarzını…

Hangi aracı kullandığınızdan bağımsız olarak seyahat ettiğinizde, mideniz bulanıyor mu? Cevabınız evet ise, o zaman kesinlikle hareket hastalığı yaşıyorsunuz. Hareket hastalığı çok sık görülen bir sorundur ve tatile çıkmaya çalışanlar ve çok seyahat eden insanlar için sıkıntı verici olabilir. Hareket hastalığı birçok fiziksel semptomla görülür, bu yüzden rahatsızlığın beyinde doğduğunu öğrenmek sizi şaşırtabilir. Normal şartlarda gözler, iç kulaklar, deri ve kaslar beyne duyusal bilgi gönderir. Bu bilgiyi kullanarak beyin, vücudun hareket ettiği yönü belirler. Hareket hastalığı, vücudun organları, beynin düzgün bir şekilde yorumlayamadığı, çelişkili sinyaller gönderdiğinde ortaya çıkar. Yaygın hastalık belirtileri mide bulantısı, solgulaşma, terleme, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, tükürük artışı ve yorgunluktur. Belirtiler genellikle hareket durduktan sonra ortadan kalkar. Bu durumla başa çıkmanıza yardımcı olacak birçok reçetesiz ilaç ve akupunktur tedavisi vardır. Ancak bu çözümler her zaman uygun veya ucuz değildir. Bunun yerine, bu kötü hissi engellemek için bazı basit ve doğal yöntemleri deneyebilirsiniz. Zencefil Zencefil,…

Safra kesesi karnınızın sağ tarafında, karaciğerin arkasında yer alan küçük bir organdır ve çeşitli sebeplerden dolayı içerisinde sert taşlar oluşabilir. Safra taşlarının boyutu değişebilir. Amerikan Tabipler Birliği’ne göre, safra taşlarının yüzde 80’i sertleşmiş kolesterolden yapılır. Diğer nedenler arasında yüksek seviyelerde bilirubin ve safra kesesinde safra konsantrasyonu sayılabilir. Gebelik, obezite, diyabet, karaciğer hastalığı, hareketsiz bir yaşam tarzı, yüksek yağlı beslenme ve bazı anemi türleri, risk faktörlerinden bazılarıdır. 60 yaşından büyük insanlar ve kadınlar daha fazla risk taşırlar. Birçok insan safra taşlarının farkında değildir. Ancak bir safra taşı, safra kanalını tıkadığı zaman, özellikle karın sağ tarafında, sırt ağrısı, bulantı veya kusma, şişkinlik, hazımsızlık, titreme ve kil renkli dışkılama gibi semptomlara neden olabilir. Safra taşlarının neden olduğu ağrı birkaç dakika ila birkaç saat sürebilir. Çok acı verici olabilir ve hemen tedavi edilmelidir. Bu nedenle, doğru teşhis ve tedavi için doktorunuza danışın. Taş oluşumunu önlemek ve tedavi etmek için kullanabileceğiniz çeşitli…

Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek ve önlemek için kullanılan ilaçlardır. Düzgün kullanıldığında, kulak enfeksiyonları, mide problemleri ve çeşitli cilt sorunları gibi hastalıklara neden olan bakterilerin büyümesini önleyebilir veya durdurabilir. Farklı tipte antibiyotikler, farklı bakteri türlerine ve bazı parazitlere karşı çalışır. Doktorlar, enfeksiyona neden olan spesifik mikroba (bakteri veya parazit) bağlı olarak antibiyotik reçete ederler. Bununla birlikte antibiyotikler; soğuk algınlığı, grip, çoğu öksürük ve boğaz ağrısı gibi virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarla savaşmaz. Ayrıca mantar enfeksiyonlarına karşı da çalışmıyorlar. Antibiyotik, bugün en fazla reçete edilen ilaçlardan biri haline gelmiştir. Bu tehlikelidir çünkü aşırı kullanımı veya kötüye kullanılması antibiyotik direncine yol açar. Ek olarak, aşırı antibiyotik kullanımı bağırsakta yaşayan normal savunma bakterilerini öldürebilir ve ishal, hafif mide rahatsızlığı ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilir. Hipokrates, “Yemeğiniz sizin ilacınız, ilacınız yemeğiniz olsun” demiştir. Bu sebeple, doğal antibiyotik besinlere yönelmek, pek de yanlış bir hareket olmasa gerek. Bazı besinler, doğal antibiyotik gibi…

Gıcık tutması olarak bilinen durum aslında kuru öksürüktür ve en yaygın görülen sağlık sorunlarından biridir. Boğazınızda veya üst hava pasajlarınızda tıkanıklık veya tahriş olduğunda, beyniniz bölgede yabancı bir elementin var olduğunu düşünür ve vücudunuza o elementi çıkarmak için öksürmesini söyler. Öksürük, viral bir enfeksiyon, soğuk algınlığı, grip, sigara tüketimi, astım, tüberküloz ve akciğer kanseri gibi sağlık sorunlarından da kaynaklanabilir. Bu sebeple, durum sıklaşıyorsa bir doktora görünmekte fayda olabilir. Gıcığın belirtileri başta kuru öksürük olmak üzere; boğaz kaşıntısı, göğüs ağrısı ve tıkanıklıktır. Reçetesiz satılan öksürük şuruplarını kullanmak yerine, mutfağınızdaki besinleri kullanarak doğal şekilde tedavi etmeyi deneyebilirsiniz. Zerdeçal Zerdeçal, gıcık ve özellikle kuru öksürük üzerinde terapötik bir etkiye sahiptir. Bir cezvede yarım bardak su kaynatın. Bir çay kaşığı toz zerdeçal ve bir çay kaşığı karabiber ekleyin. Ayrıca tarçın çubukları da ekleyebilirsiniz. Bunu iki ila üç dakika kadar kaynatın. Ateşten alın ve bir çorba kaşığı bal ekleyin. Sorun düzelene kadar…

Kireçlenme olarak da bilinen osteoartrit, en yaygın artrit formudur. Eklemlerdeki kıkırdağın parçalanması nedeniyle oluşur, bu da kemiklerin birbirine sürtünmesine neden olur. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre, sadece Amerika’da yaklaşık 27 milyon insanın osteoartriti var. Genellikle 40 ve 60 yaşları arasında gelişir. Öncelikle diz, kalça, omurga, ayak ve sırt gibi ağırlık taşıyan eklemleri etkiler. Bazen, parmak ve ellerdeki eklemleri etkileyebilir. Kadınlarda daha yaygındır. Ek risk faktörleri arasında daha önceden yaşanan eklem yaralanmaları, zayıf uyluk kasları, belirli bir eklem üzerinde aşırı stres oluşturan işler, kemik deformiteleri, obezite, genetik, diyabet ve diğer artrit tiplerinin komplikasyonları sayılabilir. Semptomlar genellikle yavaş yavaş gelişir ve zamanla kötüleşir. Yaygın semptomlar arasında, hareket sırasında veya sonrasında eklem ağrısı, (özellikle sabahları uyandıktan sonra) eklem sertliği, dokunuyormuş hissi veren eklemler, esneklik kaybı, esnerken eklemlerde baskı hissi ve etkilenen eklemlerin çevresinde kemik çıkıntıları bulunur. Zamanında tedavi edilmezse, bu durum diz ve kalça protezi ameliyatlarına yol açarak kayda…