Kırmızımsı hibiskus bitkisinin kurutulmuş kısımlarından yapılan yoğun çay, renk olarak koyu kırmızıdır. Kızılcık benzeri, tatlı ve lezzet verici aynı zamanda mayhoş bir tadı vardır ve sıcak veya buzlu olarak tüketilebilir. Peki ya hibiskus çayı içmenin insanlara herhangi bir sağlık yararı var mı? Çoğu kişi, cazibeli bitkinin güzel çiçekleriyle (Hibiscus Sabdariffa) tanışıktır. Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya kökenlidir ancak şimdi birçok tropikal ve subtropikal iklimlerde de yetişiyor. Dünyadaki insanlar bitkinin çeşitli kısımlarını yiyecek ve ilaç olarak kullanıyorlar.

 

Kan Basıncını Düşürür

Özellikle hipertansiyona yakalanma riskiniz varsa, kan basıncını düşüren gıdalar tüketmeniz gerekir. Hibiskus çayı bu listedeki parlak gıdalardan biridir. Bazı çalışmalar, yüksek tansiyon riskini artıran belirli sağlık koşullarına sahip hastalarda bile kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğünü bulmuştur. Arizona Üniversitesi tarafından 2013 yılında yapılan bir araştırma, hibiskus çayının, aşırı derecede yüksek dozlar hariç, herhangi bir bildirilen yan etkisine rastlanmadan hipertansiyon için normal tedavi olarak; 10 veya daha fazla ülkede kullanıldığını keşfetti. Araştırmacılar, bu çalışmaların hipertansiyonun tedavisi olarak umut verici olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yüksek kaliteli çalışmaların (bilim camiasında “altın standart” olarak bilinir) yapılması gerektiğini belirttiler.

Hibiskus çayının; prehipertansif ve hafif hipertansif hayvan ve insan modellerinde kan basıncını düşürebileceği düşünülmektedir. Dikkat çeken nokta, bu sonuçların diyabetli hastalarda da aynı sonucu vermiş olmasıdır. Yaklaşık dört haftalık bir dönemde, çok sayıda deneme yapan araştırmacılar, günlük olarak tüketilen hibiskus çayının kan basıncını olumlu bir şekilde etkilediğini buldu. Başka bir çalışma, her gün üç bardak hibiskus çayı içmenin faydalarından bahsediyor.

Nijerya’da yapılan bir araştırma, kan basıncını düşürürken, yaygın kan basıncı düşürücü bir ilaç olan hidroklorotiyazid içerikli ilaçların da etkilerini artırdığını keşfetti. En önemli bulgu, çalışmanın ana maddesi olan hidroklorotiyazidin aksine, hibiskus çayının elektrolit dengesizliğine neden olmadığıydı.

 

Sağlıklı Kolesterol ve Trigliseridleri Destekliyor

Hibiskus çayının yarar sağladığı tek kalp hastalığı risk faktörü kan basıncı değildir. Ayrıca, dislipidemi(kan yağlarının anormalisi) olan kişilerde; kolesterol ve yüksek trigliseridlerin yönetilmesine yardımcı olabilir.

Bu iki kalp hastalığı risk faktörü, metabolik sendrom olarak bilinen; diyabet ve inme riskinde artışa işaret eden semptomların daha büyük kümelenmesinin bir sebebidir. Phytomedicine’de yayınlanan bir araştırmada, bilim adamları, metabolik sendromlu hastalarda doğal olarak kolesterol ve trigliserid düzeylerini düşürmek için hibiskus özütlerinin kullanılmasını öneriyorlar.

Hibiskus çayının kan lipidlerini azaltma kabiliyeti; tansiyonda olduğu gibi, diyabetlilerde de gözlenmiştir. 2009’da yapılan bir çalışmada diyabetli hastalar, bir ay boyunca günde iki kez hibiskus çayı tükettiler ve HDL (“iyi”) kolestrol düzeyinde belirgin bir artış ve toplam kolesterol, LDL (“kötü”) kolesterol ve trigliseridlerde azalma bulunmuştur.

 

 

Oksidatif Stresi Önler

Diğer çok sağlıklı çaylar gibi hibiskus çayı da; zayıf beslenme ve tehlikeli kimyasallara sürekli maruz kalmanın neden olduğu serbest radikal hasarı ile mücadele eden antioksidanlarla doludur. Antioksidanlar esas olarak bitkinin antosiyaninlerinde, bu çiçeğe kırmızı renk veren doğal pigmentlerde bulunur.

Küçük bir araştırma çalışması, yüksek kaliteli çay ile desteklenmesinin kan dolaşımındaki antioksidan yükü artırdığını ve hücrelere zarar verebilecek oksidatif strese katkıda bulunabilecek bileşiklerin azaltıldığını keşfetti. Çalışmacılar, yüksek miktarda hippurik asit içeriğinden dolayı, yüksek enerjili polifenollerin (antioksidanlar) bağırsak mikrobiyomu tarafından belirgin şekilde dönüştürülmüş olması gerektiğini ileri sürmüştür.

 

Belirli Kanserlerle Mücadelede Gücü Gösteriyor

Hibiskus çayı içindeki antioksidanlara bağlı olarak, kısmen bazı tanımlı kanser araştırmalarının konusu olmuştur. Çoğu doğal kanser tedavisi araştırması gibi, bu çalışma da henüz emekleme aşamasındadır, ancak hibiskus çaylarının anti kanser gücünü destekleyen bazı kanıtlar vardır.

Bir laboratuvarda, hibiskus özleri, lösemi hücrelerinde apoptozise (hücre ölümü) neden olmuştur. Bunun arkasındaki mekanizmalar henüz netleşmese de, bu şu anda kanserle yaşayan çocukların ve ergenlerin yaklaşık dörtte birini etkileyen lösemi ile mücadelede umut verici bir adım olabilir.

Tayvan Chung Shan Tıp Üniversitesi Biyokimya ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nde yapılan araştırmaya göre, sekiz farklı gastrik karsinom hücresi yüksek antioksidanlı hibiskus çayı özütüne maruz kaldığında da aynı güzel sonuçlar ortaya çıktı.

 

 

Obezite ve İlgili Riskleri Azaltır

Obezite riskini azaltmak için bir ilaç arıyorsanız, beslenme rutininize kıpkırmızı hibiskus çayını ekleyin. Bu antioksidanlar hücrelerinizi korumak için çalışırken, yoğun renkli olanları ve diğer bileşikleri fareler üzerinde yapılan araştırmalarda gösterildiği gibi kilo vermeyi teşvik etme ve diğer ilgili riskleri en aza indirgeme potansiyeline sahiptir.

İnsan ve hayvan çalışmaları, hibiskus çayı ve metabolizma hızı artışı arasında bir bağlantı buldu. Hibiskus özü, tipik bir öğünde olabildiğince çok nişasta ve sakrozla yüklenmenizi engelleyebilir.

 

Günde en az bir kez hibiskus çayı içmek, prediyabetlerin ve diğer çeşitli koşulların ortak bir belirteci olan insülin direnciyle savaşmanıza yardımcı olabilir. Aslında, diyabet hastalarında sağlıklı kan şekerinin korunmasına bile yardımcı olabilir, bu da metabolik sendrom kümesindeki her semptomun azaltılmasına yardımcı olabilir demektir.

 

Obeziteye bağlı başka bir hastalık da; alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) ‘dir. Bu hastalık, karaciğerde ekstra yağ hücrelerinin birikmesi olarak tanımlanır ve alkol kullanımından kaynaklanmaz. NAFLD’nin yaygın olarak karşılaşılan nedenleri obezite, kötü beslenme alışkanlıkları, diyabet ve dislipidemi’dir. Hem hayvanlarda hem de insanlarda yapılan araştırmalar, hastalığın tedavisi yapılmadan bırakıldığında siroza, karaciğer kanserine veya karaciğer yetmezliğine neden olabilen bu yağ birikiminin riskini azaltarak yaşam kalitesini artırdığını göstermiştir.

Doğal Antidepresandır

Depresyona yakalanırsanız ya da yorgunluk, umutsuzluk duyguları, hobilere ilgi kaybı ve daha fazlası gibi bazı belirtileri gösterirseniz; depresyonun bazen yıkıcı olan belirtileriyle savaşmanın doğal yollarından biri olan hibiskus çayını denemek isteyebilirsiniz.

Bu da yepyeni bir çalışma alanı, ancak depresyon semptomlarındaki gelişmeyi inceleyen hayvansal çalışmalar, hibiskus çiçeklerinin depresyon için bir doğal çare olarak yardımcı olabilecek spesifik biyoflavonoidlere sahip olduğunu buldu.

 

Potansiyel Enfeksiyon Çözümü

En azından bir çeşidi yüksek antibakteriyel güç de gösterir. Bazı çalışmalar; cazip bit bitki olan Hibiscus rosa sinensis özlerinin ciddi MRSA bakterilerini öldürme potansiyeline sahip olabileceğini buldu.

MRSA, her yıl sadece ABD’de 90.000 Staf(staph) enfeksiyonuna neden olan bir bakteridir. Staph enfeksiyonunun önlenmesi ve tedavisi, abseler, sepsis ve pnömoni gibi ciddi sorunlarla bağlantılı olduğu için yaşamsal önem taşır.

 

 

Böbrek Taşlarını Önleyebilir

 

Bir diüretik olarak işlev gördüğü için, yüksek kaliteli hibiskus çayı, böbrek ve üriner sistemlerin sağlıklı çalışmasını destekler. İlk hayvansal deney, hibiskus çayının “anti ürolitiyatik özellik” olarak bilinen madde içeriği; böbrek taşı oluşturan bileşiklerin özelliğini ve etkisini düşürebileceği anlamına gelir.

 

Write A Comment