Hemen herkes bir noktada kırmızı lahana tüketmiştir. Özellikle lokantalardaki salatalarda sıklıkla kullanılır. Lahanaların sağlık yararları saymakla bitmez. Ayrıca tüm lahanaların aynı olmadığını biliyor muydunuz? Kırmızı lahana, yeşil lahana ile aynı değil. Bu durum renkle ilgili de değildir.

Mor lahana olarak da bilinen kırmızı lahana, çiğ ve pişmiş olarak tüketilebilen lezzetli bir turpgil sebzedir. Genellikle salatalarda çiğ yenir, buğulama yapılır veya diğer sebzelerle birlikte sote edilir. Aynı zamanda kırmızı turşu olarak da kullanılır ve fermantasyon aşamasından dolayı probiyotiklerin çok gerekli faydalarını sağlayabilir. Buna ek olarak, kırmızı lahanadaki çözünür lifler; kabızlık önlemek, divertiküler hastalık geliştirme riskini azaltmak ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) semptomları gibi bazı gastrointestinal koşulların belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak hepsi bu kadar değil.

 

Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir

 

Kırmızı lahana, vücudumuzun güçlü bağışıklık sistemine sahip olması için çok önemli bir antioksidan olan C vitamini içermektedir. Bağışıklık sistemi için ilk savunma hattını oluşturan beyaz kan hücrelerinin aktivitesini uyarır. C vitamini gibi besinler açısından yoğun antioksidanların, reaktif türlerin zararlı etkilerini en aza indirmeye yardımcı olmak için yüksek antioksidan gücü olduğu bilinmektedir. Gezegendeki en iyi C vitamini gıdalardan biri olan kırmızı lahana, büyük bir bağışıklık sistemi güçlendiricisidir.

Bağışıklık sistemi, oksidan ve antioksidan dengesine aşırı derecede savunmasızdır, çünkü denge bozulursa kontrol edilmemiş serbest radikal üretimi işlevini ve savunma mekanizmasını bozabilir. Sonucunda ise serbest radikaller vücutta oluşabilir ve doku hasarını teşvik edebilir. Bununla birlikte, antioksidanlar bağışıklık sistemi için mükemmel savunma mekanizmalarıdır ve kanser de dahil olmak üzere davetsiz misafirlerden uzak durmaya yardımcı olabilirler. Ek olarak, C vitamini vücudumuzun ve hücrelerin bağlı ve sağlam olmasını sağlayan kolajen oluşumunda önemlidir.

Kırmızı lahana, büyük bir kısmı C vitamini içeriğine bağlı olarak; serbest radikal hasarını savuşturan ve bağışıklık sistemini güçlendiren yüksek antioksidan bir gıdadır.

Enflamasyon ve Artritle Savaşır

 

Kırmızı lahana iltihap ile mücadele eden fitollü besinler içerir. Bir araştırma, lahana özleri tüketiminin bağışıklık karşılığı üzerindeki etkilerini test ederken şişme oranında bir azalma olduğunu gösterdi. İltihap, artrit gibi; eklemlerde şişme ve ağrıya neden olduğundan, antosiyanin bakımından zengin meyveler ve kırmızı lahana gibi sebzeler içeren bir diyet yemenin günlük rejimin bir parçası olması gerekir. Bu tür antienflamatuvar gıdalar, artrit ve artritik komplikasyonları önlemeye ve doğal olarak tedavi etmeye yardımcı olur.

 

Sağlıklı Kemik Oluşumunu Destekler ve Osteoporoz Riskini Azaltır

 

Kırmızı lahana K vitamini açısından zengin bir besindir ve K vitamininin kemik kalsiyumunu korumak için gereken belirli bir proteinin miktarını artırdığını, böylece osteoporoz riskini azalttığını biliyoruz. K vitamini üzerine yapılan bazı araştırmalar, yüksek alımların osteoporozu olanlarda kemik kaybını durdurduğunu bile bulmuştur; bu yüzden kırmızı lahananın, osteoporoz diyetinde tedavi planının bir parçası olması gerekiyor.

İskelet dokusu hayatın ilk 20 yılı boyunca oluşur ve daha sonra sabitlenen bir kemik kütlesi 40 yaşına kadar sürdürülür. Kadınlar söz konusu olduğunda menopozda kemik kütlesi hızla azalmakta ve bundan sonra kemik kütlesi hem 70 yaşındaki bayanlarda hem de kadınlarda yavaş yavaş azalmaktadır. Bu durum, kemik kırığı riskini artırır. Osteoporotik kırıklar yatalak hale gelmenin üçüncü en yüksek nedeni olduğundan, sağlıklı kemikler kişinin sağlıklı ömrünü uzatmada önemli bir faktördür. K vitamini, kemik sağlığının korunmasına ve osteoporozun gecikmesine veya önlenmesine büyük ölçüde yardımcı olabilir.

Kronik Hastalıklarla Mücadelede Yardımcıdır

 

Alzheimer hastalığı, ALS, Huntington hastalığı ve Parkinson hastalığı gibi dejeneratif veya kronik hastalıklar, dünya genelinde 45 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve nihayetinde sinir hücrelerinin ilerleyici bozulması ile karakterize edilen ve sonunda hücre ölümüne yol açan hastalıklar yaşlı erişkinleri vuruyor. Reaktif türe göre DNA hasarı, kronik insan dejeneratif bozukluklarına yatkınlıkla ilişkilidir. Kırmızı lahana’nın antosiyaninlerinde bulunan doğal olarak oluşan antioksidanlar bu tür hasarları önleyebilir veya tersine çevirebilir.

Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesi’nden yapılan bir araştırmada, kırmızı lahana, yaban mersini ve mor tatlı patatesin antioksidan aktiviteleri araştırıldı. Kırmızı lahana özütünün tamamının, kolon kanseri hücrelerindeki endojen DNA hasarını azalttığı ve kanserle mücadele eden gıdalar arasındaki duruşu da dahil olmak üzere hastalıklara karşı savaş kabiliyeti gösterdiği bulundu.

 

Bağırsak Sağlığını Düzenler

 

Probiyotik gıdaların, sindirim sistemimizin istediği miktarda iyi bakteri sağladığını biliyoruz, ancak bunun kırmızı lahana ile ne ilgisi var? Mutlaka kimchi’yi duymuşsundur. Çoğu kimchi, beyaz lahana ile yapılırken, kırmızı veya mor lahana ile yapılan kimchi yemeklerini de görüyoruz. Bu geleneksel Çin yemeği, probiyotik laktik asit bakterileri (LAB) ve sebzelerin fermantasyonu ile üretilmektedir. Pek çok bakteri kimchi fermantasyonunda rol oynamaktadır, ancak lahananın tuzlanması ve fermantasyon sırasında çöreklenmeye karşı bakteri baskılanırken laktik asit bakterileri (LAB) baskın hale gelir.

Kimchi, probiyotik yoğurt gibi sağlık yararları sağlayan probiyotik bir gıda olarak kabul edilir. Kimchi tariflerinde sarımsak, zencefil ve kırmızı biber gibi ilave sağlıklı fonksiyonel gıdalar sık görülür. Kimyasal maddelerin ek sağlık işlevleri; anti kanser özellikleri, anti-obezite yararları, kabızlık hafifletmesi, kolorektal sağlığın teşviki, kolesterol düşürme, fibrinolitik etki, antioksidatif ve anti-yaşlanma özellikleri, beyin sağlığı geliştirme, bağışıklık teşviki ve cilt sağlığı geliştirme içerebilir. Kimchi yemeğini araştırmalı ve tüketmelisiniz. Eğer sevmiyorsanız bol bol beyaz ve kırmızı lahana turşusu tüketebilirsiniz.

Write A Comment