Çay, sudan sonra dünya çapında en çok tüketilen içecektir. Düzenli olarak siyah çay tüketiyorsanız, bahsedeceğimiz faydalarından yararlanma olasılığınız, çok yüksektir. Hücreleri serbest radikal hasarından koruyan ve polifenol olarak adlandırılan antioksidanlar ile yüklü siyah çay, kesinlikle anti-aging etkili gıdaların başında gelir. Ayrıca, zihinsel uyanıklık sağlar ve yumurtalık kanseri, Parkinson hastalığı, diyabet ve kalp hastalığı gelişme olasılığının azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Genellikle Doğu’da demli ve sıcak olarak tüketilirken, Batı’da buzlu olarak ya da süt ile sıcak şekilde tüketilir. Bergamot esansiyel yağı içeren çaya “Early Grey” denir. Çay çeşitlerinin en popüleridir ve neredeyse tüm dünyada günlük olarak tüketilmektedir. Bu yüzden kesinlikle birçok hayranı olduğunu biliyoruz, peki ne kadar sağlıklı?

Kalp Sağlığını Artırır

Kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkisini ortaya koyan çok sayıda çalışma vardır. 2017 yılında yayınlanan bir çalışmada, çay tüketiminin iskemik kalp hastalığı riski üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma, Çin’de çeşitli bölgelerde yaşayan 30-79 yaş arası 350.000’den fazla erkek ve kadını araştırdı. Araştırmacılar ilk izlemeden yaklaşık yedi yıl sonra aynı kişilere tekrar baktılar ve çay tüketiminin iskemik kalp hastalığı riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu buldular.

 

Başka bir çalışma, düzenli siyah çay tüketenleri, 12 haftalık bir süre boyunca, sadece sıcak su tüketenlerle kıyasladı. Tüketilen çay, yüksek miktarlarda flavan-3-ols, flavonoller, theaflavinler ve gallic asit türevleri içeriyordu. Araştırmacılar, günlük dokuz gram çay tüketiminin, trigliserit seviyeleri ve açlık serum glikozu da dahil olmak üzere kardiyovasküler risk faktörlerinin önemli ölçüde azalmasına neden olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca sağlıklı  kolesterol düzeylerinde de bir artış olmuştur. Genel olarak araştırmacılar, majör kardiyovasküler risk faktörlerinde azalmaya yol açtığı ve aynı zamanda insanlarda antioksidan seviyelerini artırdığı sonucuna varmışlardır.

Kanserle Savaşmaya Yardımcı Olabilir

Düzenli tüketimi bazı kanser türlerinin azalmasıyla bağlantılı olduğundan, kanserle savaşan besinler listesinde yer almaktadır. Yeni başlayanlar için, Amerikan Epidemiyoloji Dergisi’nde yayınlanan bir 2013 araştırması, Hollanda’da 58,000’den fazla erkekte, prostat kanseri riski üzerine flavonoid açısından zengin siyah çayın tüketiminin etkilerini araştırmış ve çeşitli kanser risk faktörleri hakkında ayrıntılı bilgi sağlamıştır. Siyah çay, kateşin, epikateşin, kaempferol ve mirisetin gibi sağlığa yararlı flavonoidlerin önemli bir kaynağı olarak kabul edilir. Çalışma, flavonoid ve siyah çay alımındaki artışın, daha ileri evre prostat kanseri riskiyle ters ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, prostat kanserinin genel ve erken evrelerinde hiçbir ilişki gözlemlenmemiştir.

 

2016 yılında yayınlanan bir başka umut verici çalışma, siyah çayda bulunan theaflavin-3’ün, Cisplatin’e dirençli yumurtalık kanseri hücrelerinin büyümesini durdurabilecek kadar güçlü bir yeteneğe sahip olduğunu gösterdi. Cisplatin’in “en etkili geniş spektrumlu antikanser ilaçlarından biri” olduğunu kanıtlayan etkileyici bulgular bulunmaktadır.

 

Diyabet Riskini Azaltmaya Yardımcı Olur

Diyabet dünya çapında sürekli artan kronik bir sağlık sorunudur. Diabetologia Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada, tip 2 diyabetin gelişimi ile bağlantılı olarak çay (ve kahve) tüketimine bakılmıştır. Araştırmaya 40.011 kişi katılmış ve 10 yıllık ortalama takip süresinde araştırmacılar 918 kişinin tip 2 diyabet geliştirdiğini bulmuşlardır.

 

Ayrıca, hem çay hem de kahve içmenin, tip 2 diyabet riskinin azalmasıyla bağlantılı olduğunu bulmuşlardır. Özel olarak, günde en az üç fincan çay veya kahve tüketimi tip 2 diyabet riskini yaklaşık % 42 oranında azaltmıştır. Bu, diyabetik diyet planının bir parçası olarak faydalı olduğunu kanıtlar.

 

İnme Riskini Azaltır

2009 yılında yayınlanan bir meta analizde günlük olarak, siyah ve yeşil çay içmenin iskemik inmeyi önleyebileceği bulunmuştur. Araştırmacılar, sonuçların hangi ülkeden geldiğine bakılmaksızın, her gün üç ya da daha fazla bardak çay içen insanların, bir fincandan daha az içenlere kıyasla % 21 oranında daha düşük felç riskine sahip olduğunu buldular.

Mide Rahatsızlığını Önler

Eğer mide rahatsızlığınız varsa ve ishal yaşıyorsanız, o zaman güzel bir siyah çay derdinize çare olabilir. İçerisinde bulunan tanenlerin bağırsak astarı üzerinde, bağırsaklardaki iltihaplanmalara ve ishali kontrol altında tutmaya yardımcı olabilecek, büzücü bir etkisi vardır.

 

Eğer sık sık gerginlik hissediyorsanız, kafeinsiz olanını tercih edebilirsiniz. 2016’da yapılan bir çalışmada, 2-12 yaşlarındaki akut bakteriyel olmayan ishalli hastalarda, siyah çay tabletlerinin sadece etkili değil aynı zamanda bakterilerin neden olduğu ishali yönetmeye yardımcı olmak için güvenli ve ucuz bir yol olduğu gösterilmiştir.

 

Antibakteriyeldir

Aynı zamanda güçlü antibakteriyel ve antioksidan içeriğe sahiptir. Araştırmalar, fenolik bileşiğinin yanı sıra tanenlerin; bazı bakteri türlerini inhibe etme kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir. Ek olarak, polimerik olmayan fenolik bileşikler, gastrointestinal sistem tarafından emilebilmektedir ve bu durumda, siyah çayın bakterileri öldürücü bileşenleri aktif hale getirmektedir. Bal ile tüketildiğinde, H. pylori bakterilerini öldürdüğü, bunun da H. pylori’nin istenmeyen semptomlarını ve ülserlerin de dahil olduğu enfeksiyonu önleyebildiği gösterilmiştir.

 

Stres Hormonlarını Düşürür

Kahvenin, bazı insanlara biraz fazla enerji verdiği bilinirken, çay, dengeli bir kafein kaynağıdır ve hatta stres giderici olarak çalışabilen bir içecektir. Araştırmalar, siyah çay tiryakilerinin, kortizol gibi stres hormonlarını düşürerek, günlük yaşamın stresinden daha çabuk kurtulabileceğini göstermiştir.

 

Bir çalışmada, yaşları ortalama 33 olan ve düzenli çay tüketen 75 sağlıklı erkek, her zamanki kafeinli içeceklerini içtiler ve iki gruba ayrıldılar. Takip eden altı hafta boyunca birinci grup; çaydaki aktif maddeleri içeren meyve aromalı ve kafeinli bir siyah çay karışımı tüketirken, diğer grup aynı tada sahip olan ve aynı seviyede kafein içermeyen bir içecek içmiştir. Denekler daha sonra, normal hayatta yaşayacaklarına benzer stres yaratan durumlara maruz kaldılar. Araştırmacılar, stres hormonu ve kan basıncı seviyelerini, kalp atış hızlarını ve kendilerine bildirilen stres seviyelerini takip ettiler. Peki ne buldular? Çay içicilerin, kortizol düzeylerinde belirgin ölçüde düşüş yaşandı ve stresli olay yaşadıktan sonra, diğer gruba kıyasla gevşeme hissi daha yüksekti.

Başka Nelere İyi Gelir?

 

  • Baş ağrısı ve zihinsel uyanıklık: Baş ağrılarını hafifletmek ve zihinsel uyanıklığı artırmak için günde 250 mg’a kadar kafein tüketebilirsiniz.

 

  • Kalp krizi ve böbrek taşları: Kalp krizi ve böbrek taşı riskini azaltmak için her gün en az bir fincan siyah çay içebilirsiniz.

 

  • Ateroskleroz: Atardamar sertleşmesini önlemek için her gün bir ila dört bardak (125 ila 500 mililitre) demlenmiş siyah çay içebilirsiniz.

 

  • Parkinson hastalığı: Günlük olarak 421 ila 2.716 miligram kafein (yaklaşık beş bardak siyah çay) tüketen erkeklerin, Parkinson hastalığı gelişme riski çok düşük düzeydedir.

 

  • Alzheimer hastalığı: Son araştırmalar, düzenli çay tüketiminin, yaşlılarda bilişsel gerileme riskini % 50 azaltabileceğini buldu. Kognitif bozukluk riskinde ise % 86’ya varan azalma yaşandı.

 

Write A Comment